Erdoğan 8 Kasım Zafer Günü için Azerbaycan’ı ziyaret etmeyi planlıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 Kasım Zafer Günü için Azerbaycan ziyareti planladığını açıkladı; temaslarda iki ülke ilişkilerindeki son gerilim ele alınacak.

Nov 06, 2026 - 01:31
0
Erdoğan 8 Kasım Zafer Günü için Azerbaycan’ı ziyaret etmeyi planlıyor

Ahmet Taş | Siyasetin Sesi

ANKARA, TÜRKİYE — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile Azerbaycan arasında son haftalarda yaşanan diplomatik gerilimin ardından 8 Kasım Zafer Günü dolayısıyla Bakü’yü ziyaret etmeyi planladığını açıkladı.

Erdoğan, ziyaretin henüz koşulsuz ve kesinleşmiş bir program olarak değil, “fevkalade bir durum söz konusu olmazsa” gerçekleştirilmesi düşünülen bir temas olduğunu belirtti. Ziyaretin iki müttefik arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesi açısından önemli bir fırsat oluşturması bekleniyor.

Erdoğan: Kardeşliğin aşamayacağı engel yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore ziyaretinin ardından Türkiye’ye dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde kriz yaşandığı yönündeki değerlendirmelerin sorulması üzerine 8 Kasım’daki ziyaret planını açıkladı.

Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile daha önce telefon görüşmeleri yaptığını, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı da temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan’a gönderdiğini söyledi.

İki ülkenin liderleri ve eşleri arasında telefon diplomasisinin sürdüğünü belirten Erdoğan, Zafer Günü’nün Azerbaycan açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

“Türkiye ve Azerbaycan kardeşliğinin aşamayacağı hiçbir engel yoktur.”

Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin klasik diplomatik temasların ötesinde olduğunu söyledi. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağın ortak tarih, kültür, kader ve gelecek anlayışına dayandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı, ziyaret kapsamında “gerekli adımların” atılması için fırsat doğacağını belirtti ancak atılması planlanan adımların ayrıntılarını açıklamadı.

Zafer Günü ziyareti sembolik önem taşıyor

Azerbaycan, 8 Kasım’ı 2020’deki İkinci Karabağ Savaşı’nın ardından Zafer Günü olarak kutluyor. Tarih, Şuşa kentinin Azerbaycan güçleri tarafından kontrol altına alınmasının anıldığı gün olarak öne çıkıyor.

Türkiye, İkinci Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan’a güçlü siyasi destek verdi. İki ülke arasındaki ilişkiler, 2021 yılında imzalanan Şuşa Beyannamesi ile müttefiklik düzeyine çıkarıldı.

Bu nedenle Erdoğan’ın gerilimli bir dönemin ardından Zafer Günü etkinliklerine katılması, yalnızca diplomatik bir ziyaret değil, ittifak ilişkilerinin devam ettiğine yönelik siyasi bir mesaj olarak değerlendiriliyor.

Erdoğan’ın Azerbaycan’a gitmesi halinde Aliyev ile yüz yüze yapılacak görüşmelerin, son haftalarda kamuoyuna yansıyan anlaşmazlıkların ele alınması ve ilişkilerin yeniden normal seyrine döndürülmesi açısından önem taşıması bekleniyor.

Okullardaki kıyafet düzenlemesi tartışma yarattı

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki son tartışmalar, Bakü yönetiminin devlet okullarındaki kıyafet kurallarını değiştirmesinin ardından başladı.

Azerbaycan Bakanlar Kurulu tarafından eylül ayında kabul edilen düzenlemede, okul üniformasının bütünlüğünü bozan veya genel eğitimin laiklik ilkesiyle bağdaşmadığı değerlendirilen ek kıyafet ve aksesuarların kullanılmasına izin verilmeyeceği belirtildi.

Düzenlemede başörtüsü açıkça isimlendirilmedi. Ancak bazı okullarda kuralların başörtülü öğrenci ve öğretmenleri etkilediğine ilişkin görüntüler ve haberler yayımlandı. Uygulama, Türkiye’de bazı siyasi ve dinî çevrelerin tepkisine yol açtı.

Dönemin Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, 13 Ekim’de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmemesi gerektiğini savundu.

Bakü yönetimi ise Türkiye’den yapılan bazı açıklamaların Azerbaycan’ın iç işlerine müdahale niteliği taşıdığı görüşünü dile getirdi. Böylece başlangıçta eğitim ve kıyafet kuralları üzerinden yürüyen tartışma, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilere yansıdı.

Azerbaycan 31 Türk vatandaşına giriş yasağı getirdi

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, 21 Ekim’de yayımladığı açıklamayla 31 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını “istenmeyen kişi” ilan ederek ülkeye girişlerini yasakladı.

Listede Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, eski Ayasofya imamı Mehmet Boynukalın ve spor yorumcusu Ahmet Çakar’ın da aralarında bulunduğu isimler yer aldı.

Azerbaycan yönetimi, karara gerekçe olarak sosyal medya ve internet platformlarında yapılan bazı açıklamaları gösterdi. Bu açıklamaların ülkenin egemenliğini, millî güvenliğini, anayasal düzenini, halkını ve yönetimini hedef aldığı ileri sürüldü.

Bakü ayrıca dinî radikalizm temelinde şiddet, nefret ve düşmanlığın körüklendiğini savundu. Ancak Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, listedeki kişilerin hangi söz veya paylaşımlar nedeniyle ayrı ayrı yasak kapsamına alındığı belirtilmedi.

Aynı gün Erdoğan ile Aliyev arasında bir telefon görüşmesi yapıldı. İletişim Başkanlığı, görüşmede ikili ilişkilerle bölgesel ve küresel gelişmelerin değerlendirildiğini açıkladı.

Aliyev Ankara’daki zirveye katılmadı

Erdoğan, 21 Ekim’deki telefon görüşmesinde Aliyev’i Ankara’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 13’üncü Zirvesi’ne davet etti.

Aliyev buna rağmen 30 Ekim’deki liderler zirvesine katılmadı. Azerbaycan, toplantıda Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov tarafından temsil edildi. Aliyev’in yokluğu, Ankara ile Bakü arasında diplomatik gerilim yaşandığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.

Associated Press ve Reuters, Aliyev’in zirveye katılmamasını iki tarihî müttefik arasındaki olağan dışı anlaşmazlığın işareti olarak değerlendirdi.

Erdoğan, zirvede yaptığı konuşmada “Türk dünyası aile fotoğrafında ayrılığa, ihtilafa yer olmadığını” söyledi. Bayramov ise Azerbaycan’ın Türk Devletleri Teşkilatına etkin katılımını sürdüreceğini belirtti.

Tartışmanın öne çıkan isimlerinden Oktay Saral, 26 Ekim’de Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı görevinden istifa ettiğini açıkladı. Saral, görevden ayrılmasının Azerbaycan hakkındaki açıklamalarıyla bağlantılı göründüğünü söyledi. Cumhurbaşkanlığı ise ayrılığın gerekçesine ilişkin ayrıca resmî açıklama yapmadı.

Ziyaretin gündeminde normalleşme ve stratejik dosyalar var

Erdoğan’ın 8 Kasım ziyaretinde öncelikli konunun iki ülke arasındaki siyasi güvenin yeniden güçlendirilmesi olması bekleniyor.

Başörtüsü ve kıyafet tartışması, Türk vatandaşlarına getirilen giriş yasakları ve Aliyev’in Ankara zirvesine katılmaması, görüşmelerde ele alınabilecek başlıklar arasında bulunuyor. Giriş yasaklarının kaldırılıp kaldırılmayacağı konusunda henüz resmî bir açıklama yapılmadı.

Türkiye ve Azerbaycan ilişkileri yalnızca siyasi yakınlığa dayanmıyor. İki ülke savunma sanayisi, enerji, ulaştırma, ticaret, Orta Koridor ve Güney Kafkasya’nın güvenliği gibi alanlarda kapsamlı iş birliği yürütüyor.

Ankara’nın Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecine verdiği destek ve Türkiye-Ermenistan normalleşme görüşmeleri de ikili ilişkilerin önemli bölgesel başlıkları arasında yer alıyor.

İlişkilerdeki anlaşmazlığın uzaması, Türk Devletleri Teşkilatının bütünlüğü ile Türkiye’nin Güney Kafkasya’daki diplomatik etkisi açısından da sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle iki tarafın tartışmayı büyütmek yerine doğrudan liderler diplomasisiyle kontrol altına almaya çalıştığı görülüyor.

Erdoğan’ın ziyareti gerçekleşirse temaslar, “tek millet, iki devlet” söylemiyle tanımlanan ilişkilerin son gerilimi ne ölçüde aşabildiğinin ilk somut göstergesi olacak.

SiyasetinSesi.com

What's Your Reaction?

Like Like 0
Dislike Dislike 0
Love Love 0
Funny Funny 0
Wow Wow 0
Sad Sad 0
Angry Angry 0
Ahmet Taş

Ahmet Taş, SiyasetinSesi.com editörüdür. Türkiye ve dünya siyasetindeki güncel gelişmeler, dış politika, diplomasi, güvenlik ve stratejik konular üzerine içeriklerin hazırlanması ve yayınlanmasında görev almaktadır. Okuyuculara tarafsız, anlaşılır ve analiz odaklı bir bakış açısıyla güncel siyasi gelişmeleri aktarmayı amaçlamaktadır.

Yorumlar (0)

User