Türkiye’de her 5 kişiden biri 2025’te iş için başka şehre taşındı
TÜİK’e göre 2025’te 488 bin 643 kişi iş ve tayin nedeniyle şehir değiştirdi; NEFA, gençlerin yerelde kariyer bağlantıları kurmasını önemsiyor.
Ahmet Taş | Siyasetin Sesi
ANKARA, TÜRKİYE — Türkiye’de 2025 yılında iller arasında taşınan 2 milyon 475 bin 19 kişinin 488 bin 643’ü iş bulma, işe başlama, tayin veya iş değişikliği nedeniyle şehir değiştirdi.
Türkiye İstatistik Kurumunun İç Göç İstatistikleri, iş kaynaklı hareketliliğin toplam iller arası göçün yaklaşık beşte birini oluşturduğunu gösterdi. İstanbul, Ankara ve İzmir iş gerekçesiyle en fazla göç alan şehirler olarak sıralandı.
488 bin 643 kişi iş gerekçesiyle taşındı
TÜİK verilerine göre Türkiye’de 2025 yılında toplam 2 milyon 475 bin 19 kişi ikamet ettiği ilden başka bir ile taşındı. İller arası göç eden nüfusun toplam nüfusa oranı %2,87 olarak hesaplandı.
Bu kişilerin 488 bin 643’ü “tayin veya iş değişikliği” ile “işe başlamak veya iş bulmak” gerekçelerini bildirdi. Böylece iş bağlantılı nedenlerin toplam iller arası göç içindeki payı yaklaşık %19,7 oldu.
Başka bir ifadeyle 2025 yılında şehir değiştiren yaklaşık her 5 kişiden biri, çalışma hayatıyla bağlantılı bir nedenle yaşadığı ilden ayrıldı.
İş ve tayin gerekçesiyle göç edenlerin sayısı 2024 yılında 502 bin 2 olarak kaydedilmişti. Veriler, 2025’te bir önceki yıla göre sınırlı bir düşüş yaşansa da iş kaynaklı şehir değişikliğinin yaklaşık 500 bin kişi düzeyinde kaldığını gösterdi.
İş nedeniyle taşınanların 315 bin 87’sini erkekler, 173 bin 556’sını ise kadınlar oluşturdu. Eğitim, aile fertlerinden birine bağlı göç, medeni durum değişikliği ve daha iyi konut arayışı da şehir değişikliklerinde öne çıkan diğer nedenler arasında yer aldı.
İş için en fazla göçü İstanbul aldı
İş bulmak, yeni bir göreve başlamak, tayin edilmek veya mevcut işini değiştirmek amacıyla en fazla tercih edilen şehir İstanbul oldu.
TÜİK verilerinden yapılan derlemeye göre 2025 yılında 72 bin 141 kişi çalışma hayatıyla bağlantılı gerekçelerle İstanbul’a taşındı. Başkent Ankara 41 bin 313 kişiyle ikinci, İzmir ise 24 bin 665 kişiyle üçüncü sırada yer aldı.
İstanbul’a iş nedeniyle taşınanların sayısı, Ankara’ya taşınanların yaklaşık 1,7 katına ulaştı. Üç büyükşehirdeki toplam iş göçü 138 bin 119 kişi olarak hesaplandı. Bu sayı, Türkiye genelindeki iş bağlantılı iller arası göçün yaklaşık %28’ine karşılık geliyor.
İş için en az göç alan şehir ise 819 kişiyle Ardahan oldu. Ardahan’ı 867 kişiyle Bayburt ve 967 kişiyle Gümüşhane izledi.
Ortaya çıkan tablo, istihdam olanaklarının ve büyük işverenlerin belirli şehirlerde yoğunlaşmasının iş gücü hareketliliğini etkilediğine işaret ediyor. Bununla birlikte veriler, taşınan kişilerin meslekleri, gelir düzeyleri veya yeni şehirlerinde ne kadar süre kaldıkları konusunda tek başına bilgi vermiyor.
Göçün kişisel tercih mi yoksa ekonomik zorunluluk mu olduğu da her birey açısından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu olarak öne çıkıyor.
Yılmaz: Gençler şehir değiştirmek zorunda kalmamalı
İş nedeniyle yaşanan şehir değişikliklerini değerlendiren NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu ve Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, istihdam olanaklarının belirli merkezlerde yoğunlaşmasının gençlerin kariyer tercihlerini etkilediğini söyledi.
Yılmaz, gençlerin eğitim aldıkları veya yaşadıkları şehirlerde kendilerine uygun iş bulamadıklarında başka şehirlere yöneldiğini belirtti.
Şehir değiştirmenin yeni deneyimler ve kariyer fırsatları sunabileceğine değinen Yılmaz, temel sorunun gençlerin yalnızca iş bulabilmek amacıyla yaşadıkları yerden ayrılmak zorunda olduklarını hissetmeleri olduğunu ifade etti.
Yılmaz, “Gençler iş fırsatlarına ulaşmak için şehir değiştirmek zorunda kalmamalı” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin farklı şehirlerinde önemli bir genç nüfus ve girişimcilik potansiyeli bulunduğunu belirten Yılmaz, bu potansiyelin yerel iş dünyasıyla daha güçlü biçimde buluşturulması gerektiğini savundu.
Gençlerin yaşadıkları şehirde farklı sektörleri tanıyabilmesi, iş insanlarıyla doğrudan iletişim kurabilmesi ve kariyer seçenekleri hakkında bilgi edinebilmesi gerektiğine işaret etti.
Profesyonel çevre kariyer kararlarını etkiliyor
Yılmaz’a göre gençlerin iş hayatına hazırlanmasında akademik eğitim önemli olmakla birlikte tek başına yeterli olmayabiliyor. Profesyonel ilişkiler, sektör bilgisi ve deneyimli kişilerle kurulacak iletişim de kariyer kararlarını etkileyebiliyor.
Farklı bir sektörde çalışan yönetici veya girişimciyle gerçekleştirilen görüşmenin, bir gencin daha önce değerlendirmediği meslek alanlarını tanımasını sağlayabileceğini belirten Yılmaz, bu tür bağlantılara erişim imkânının herkes için eşit olmadığını söyledi.
İş dünyasıyla bağlantısı bulunan ailelerden veya sosyal çevrelerden gelen gençler, kariyer seçenekleri hakkında daha erken bilgi edinebiliyor. Bu imkânlara sahip olmayan gençler ise meslekleri, şirketleri ve girişimcilik seçeneklerini tanımakta zorlanabiliyor.
Yılmaz, iş insanlarının sahip oldukları deneyimi gençlerle paylaşmasının daha bilinçli kariyer kararları alınmasına yardımcı olabileceğini dile getirdi.
Bu görüş, iş göçünün yalnızca açık iş pozisyonlarının sayısıyla açıklanamayacağını; mesleki rehberlik, staj olanakları, yerel iş ağları ve kariyer bilgisine erişimin de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Bununla birlikte profesyonel bağlantıların istihdamda liyakat ve eşitlik ilkelerinin yerine geçmemesi, gençlere açık ve şeffaf fırsatlara ulaşabilecekleri kanallar sağlanması önem taşıyor.
NEFA gençlerle iş dünyası arasında bağlantı kuruyor
NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, farklı sektörlerde faaliyet gösteren girişimcileri, yöneticileri ve iş insanlarını gençlerle bir araya getiren etkinlikler düzenliyor.
Platformun açıklamasına göre buluşmalar, networking etkinlikleri ve deneyim paylaşımına dayalı organizasyonlarla gençlerin iş dünyasını daha yakından tanıması amaçlanıyor.
Etkinliklerde gençlerin farklı meslekler ve sektörler hakkında bilgi edinmesi, profesyonel iletişim becerilerini geliştirmesi ve kariyer seçeneklerini değerlendirmesi hedefleniyor.
Platform, faaliyetlerini doğrudan işe yerleştirme garantisi olarak değil, gençlerin iş dünyasıyla iletişim kurmasına yardımcı olabilecek bir temas ve deneyim alanı olarak tanımlıyor.
Yılmaz, NEFA’nın amacının yalnızca yeni tanışıklıklar oluşturmak olmadığını, gençlerin uzun vadede yararlanabilecekleri kalıcı bir iletişim ağına katkı sağlamayı hedeflediklerini belirtti.
“Fırsatlara erişimin ilk adımı çoğu zaman doğru bağlantıları kurabilmekten geçiyor” diyen Yılmaz, gençlerin kendi şehirlerindeki sektörleri ve girişimcilik imkânlarını tanımalarının önemine dikkat çekti.
Yerel istihdam olanakları göç kararını etkileyebilir
TÜİK verileri, Türkiye’de iş kaynaklı iç göçün büyükşehirlerde yoğunlaşmayı sürdürdüğünü gösteriyor. Ancak iş göçünün azaltılması yalnızca networking etkinlikleriyle çözülebilecek bir mesele değil.
Yerel yatırımların artırılması, üniversiteler ile işletmeler arasında iş birliği kurulması, nitelikli staj programlarının geliştirilmesi ve gençlerin güncel mesleki beceriler kazanması da şehirler arasındaki fırsat farklarının azaltılmasında önem taşıyor.
Uzaktan ve hibrit çalışma modelleri, bazı mesleklerde gençlerin başka bir şehre taşınmadan farklı bölgelerdeki şirketlerle çalışabilmesine imkân sağlayabilir. Buna karşılık üretim, sağlık, inşaat, perakende ve kamu hizmetleri gibi birçok alanda işin bulunduğu şehirde yaşama gerekliliği devam ediyor.
Yerel ölçekte kurulacak kariyer merkezleri, açık iş ilanı platformları, üniversite-sanayi programları ve girişimcilik ağları gençlerin bulundukları şehirdeki fırsatları daha görünür hâle getirebilir.
İş amacıyla şehir değiştirmek kişilere yeni olanaklar sunabilse de barınma, ulaşım ve yeni bir çevreye uyum maliyetleri de doğuruyor. Bu nedenle istihdam politikalarının yalnızca iş sayısını değil, işlerin şehirler arasındaki dağılımını da dikkate alması gerekiyor.
SiyasetinSesi.com
What's Your Reaction?
Like
0
Dislike
0
Love
0
Funny
0
Wow
0
Sad
0
Angry
0
Yorumlar (0)