Fon soruşturmasında Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklandığı bildirildi
Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın fon soruşturmasında tutuklandığı; İlyas Kaya ile İbrahim Ömer Gönül’ün adli kontrolle bırakıldığı bildirildi.
Ahmet Taş | Siyasetin Sesi
İSTANBUL, TÜRKİYE — Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında sevk edildiği sulh ceza hâkimliğince tutuklandığı bildirildi.
Sabah’ın 6 Kasım 2026 saat 01.57’de güncellediği habere göre karar, Kaya’nın “Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlamalarıyla hâkimliğe sevk edilmesinin ardından verildi.
İkinci ifadenin ardından tutuklama kararı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül ikinci kez ifadeye çağrıldı.
Üç isim, 5 Kasım sabahı Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne geldi. Savcılıktaki işlemlerin tamamlanmasının ardından Kaya hakkında tutuklama, diğer iki şüpheli hakkında ise adli kontrol uygulanması talep edildi.
Nöbetçi sulh ceza hâkimliğinin savcılığın talebini kabul ederek Kaya’nın tutuklanmasına karar verdiği bildirildi. Tutuklama kararının ayrıntılı gerekçesi ise kamuoyuna açıklanmadı.
Tutuklama, soruşturma aşamasında uygulanan bir koruma tedbiri niteliği taşıyor ve Kaya hakkındaki suçlamaların kesinleştiği anlamına gelmiyor. Kaya bakımından masumiyet karinesi ve savunma hakları yargılama süresince geçerliliğini koruyor.
Sevk yazısında görüşmelere yer verildi
Sabah’ın aktardığı tutuklama talepli sevk yazısında, Fatma Betül Sayan Kaya’nın Tera Grubu yöneticilerinden Erdin Özel ile geçmişe dayanan bir tanışıklığı bulunduğu belirtildi.
Yazıda, Kaya’nın yatırım sürecinde Özel ile iletişim kurduğunu ve Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile de görüştüğünü ifadesinde kabul ettiği kaydedildi.
Bu görüşmelerin içeriğinin ne olduğu ve savcılığın söz konusu temasları hangi delillerle birlikte değerlendirdiği konusunda ayrıntı paylaşılmadı.
Kaya’nın önceki ifadesinde ise hisse alımlarının herhangi bir kişinin yönlendirmesiyle yapılmadığını ve kendisine özel bilgi verilmediğini savunduğu basına yansımıştı. Bu nedenle dosyadaki temasların niteliği ile yatırım kararları arasındaki bağlantının soruşturmanın ilerleyen aşamalarında değerlendirilmesi bekleniyor.
OZATD işlemleri soruşturmanın merkezinde
Soruşturma dosyasındaki önemli başlıklardan birini Özata Denizcilik’in borsada işlem gören OZATD hisselerindeki alım ve satımlar oluşturuyor.
Basına yansıyan ilk ifadelerine göre Fatma Betül Sayan Kaya, Nisan 2026’da yaklaşık 250 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustosta, kalanını ise eylülde sattığını belirtti.
İlyas Kaya’nın da aynı dönemde yaklaşık 150 bin lot hisse aldığı, hisselerin bir bölümünü ağustos, kalanını eylül ayında elinden çıkardığı aktarıldı.
Kaya çifti, satışlardan elde edilen paranın bir bölümünü kısa süreyle yatırım fonlarında değerlendirdiklerini bildirdi. Fatma Betül Sayan Kaya’nın Tera bünyesindeki bir fonda, İlyas Kaya’nın ise Halk Yatırım ve Tera Yatırım üzerinden işlem yaptığını söylediği kaydedildi.
Söz konusu beyanlar, şüphelilerin soruşturma kapsamında verdiği ifadeleri yansıtıyor. Hisse işlemlerinin hukuki niteliği ve suçlamalara dayanak oluşturup oluşturmadığına ilişkin nihai değerlendirme yargı makamlarınca yapılacak.
Savcılık T+0 işlemini incelemeye aldı
Tutuklama talepli sevk yazısında, OZATD hisselerindeki değer artışının Nisan 2026’da başladığı ve Fatma Betül Sayan Kaya’nın hisselerinin satışını fonların tasfiye kararından bir gün önce, 16 Eylül’de tamamladığı ileri sürüldü.
Yazıya göre OZATD hisselerinin normal işlem düzeninde T+2 takas süresine tabi olmasına rağmen Kaya’ya ait hisseler virman yöntemiyle T+0 şeklinde devredildi ve satış bedeli aynı gün hesaba geçti.
T+2 sistemi, hisse satışından doğan para ve menkul kıymet transferinin işlemi izleyen ikinci iş gününde tamamlanmasını ifade ediyor. T+0 işleminde ise devir ve ödemenin aynı gün içerisinde sonuçlandırılması mümkün oluyor.
Savcılığın, satışın zamanlaması ve paranın aynı gün hesaba aktarılması üzerinde durduğu belirtildi. Ancak işlemin teknik olarak nasıl gerçekleştirildiğine ve tarafların bu konudaki savunmalarına ilişkin ayrıntılı belgeler kamuoyuna açıklanmadı.
Bu aşamada sevk yazısında yer alan değerlendirmeler savcılığın iddialarını oluşturuyor; kesinleşmiş mahkeme hükmü niteliği taşımıyor.
Kaya çifti yönlendirme iddiasını reddetmişti
Fatma Betül Sayan Kaya ve İlyas Kaya, 7 Ekim’de verdikleri ilk ifadelerinde hisse alımlarında yönlendirilmediklerini ve kendilerine kamuya açık olmayan özel bir bilgi verilmediğini savundu.
Çift, yatırımlardan kazanç olarak görünen tutarları daha sonra Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından bildirilen hesaba gönderdiklerini beyan etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce Kaya çiftinin farklı bankalardaki hesaplarında bulunan ve gönüllü ödeme kapsamında bildirdikleri tutarların Birleşik Fon Bankası hesabına aktarılabilmesi için ilgili bankalara yazı gönderdi.
Bu para transferlerinin yapılmış olması, soruşturmanın sona ermesi veya şüphelilerin hukuki sorumluluktan kurtulması anlamına gelmiyor. Savcılık, hisse işlemleri ile para hareketlerini diğer delillerle birlikte incelemeyi sürdürüyor.
Kaya ve eşinin mal varlıklarının dondurulmasına yönelik tedbir için de 29 Eylül’de ilgili kurumlara yazı gönderilmişti.
İlyas Kaya ve Gönül adli kontrolle bırakıldı
Sulh ceza hâkimliği, Fatma Betül Sayan Kaya’nın eşi İlyas Kaya ile eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ün adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmasına karar verdi.
İki şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirildi ve belirlenen zamanlarda imza verme yükümlülüğü uygulandı.
Adli kontrol kararı, İlyas Kaya ve Gönül hakkındaki soruşturmanın sona erdiği anlamına gelmiyor. İki isim de soruşturma kapsamında şüpheli sıfatını koruyor.
Eski SPK Başkanı Gönül hakkındaki inceleme, soruşturma dönemindeki sermaye piyasası işlemleri ve denetim süreçlerine ilişkin iddiaları kapsıyor. Gönül’ün görev dönemiyle bağlantılı suçlamalar konusunda soruşturma izni için Hazine ve Maliye Bakanlığına da başvurulmuştu.
Soruşturmanın siyasi boyutu da gündemde
Fatma Betül Sayan Kaya, tasfiye sürecine giren fonlardan haksız kazanç sağladığı yönündeki iddiaların ardından 27 Eylül’de AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etmişti.
AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan daha sonra Kaya’nın artık partinin üyesi ve mensubu olmadığını açıkladı.
Muhalefet partileri, soruşturmanın fon yöneticileriyle sınırlı tutulmaması; siyasi bağlantıların, denetim kurumlarının ve sermaye piyasalarındaki gözetim mekanizmalarının da araştırılması gerektiğini savunuyor.
İktidar kanadı ise finansal sistemin korunacağını ve usulsüz işlemlerde sorumluluğu bulunan kişilerin konumlarına bakılmaksızın hukuk önünde hesap vereceğini belirtiyor.
Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki tutuklama kararıyla soruşturma yeni bir aşamaya geçti. Bundan sonraki süreçte savcılığın iddianame hazırlayıp hazırlamayacağı, Kaya’nın tutukluluğuna yapılabilecek itirazlar ve mahkemenin delillere ilişkin değerlendirmesi belirleyici olacak.
SiyasetinSesi.com
What's Your Reaction?
Like
0
Dislike
0
Love
0
Funny
0
Wow
0
Sad
0
Angry
0
Yorumlar (0)