Türkiye’de ‘Temiz Eller’ dönemi: Akın Gürlek ve Di Pietro benzetmesi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek yönetimindeki yasa dışı bahis ve kara para operasyonları, İtalya’yı mafya kıskacından kurtaran tarihi 'Temiz Eller' süreciyle karşılaştırılıyor.

Jan 04, 2026 - 02:27
0
Türkiye’de ‘Temiz Eller’ dönemi: Akın Gürlek ve Di Pietro benzetmesi

SİYASETİN SESİ / İSTANBUL, TÜRKİYE — 04 OCAK 2026

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek ve ekibinin son dönemde yürüttüğü geniş çaplı soruşturmalar, hukuk ve siyaset çevrelerinde İtalya'nın yakın tarihine damga vuran "Temiz Eller" (Mani Pulite) operasyonlarıyla benzerlikler taşıdığı yönünde değerlendiriliyor. Özellikle yasa dışı bahis, kara para aklama ve rüşvet çarklarına yönelik hamleler, Türkiye'nin finansal sistemini arındırma süreci olarak nitelendiriliyor.

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran operasyonların, sadece adli bir vaka olmanın ötesinde, kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına alma ve uluslararası finansal güvenilirliği artırma hedefi taşıdığı belirtiliyor.

'Temiz Eller' ve Di Pietro örneği

1990'ların başında İtalya'da Savcı Antonio Di Pietro öncülüğünde başlatılan "Mani Pulite" operasyonları, siyaset, mafya ve iş dünyası arasındaki kirli ilişkileri deşifre etmişti. "Hiç kimse dokunulmaz değil" ilkesiyle hareket eden Di Pietro, kamu ihalelerinden rüşvet çarklarına kadar uzanan ağı "parayı takip et" prensibiyle çökertmişti.

Bugün Türkiye'de yürütülen süreçte de benzer bir izlenim öne çıkıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde üç büyük adliyenin yürüttüğü soruşturmalar, suç örgütlerinin finansal damarlarını kesmeyi hedefliyor.

Suç ekonomisine cerrahi müdahale

Sürecin en dikkat çekici boyutu, operasyonların sadece şahıslara değil, suç ekonomisinin işlediği sistemlere yönelmesi olarak görülüyor. Akın Gürlek yönetimindeki yargı mekanizmasının, yasa dışı bahis trafiğinin aktığı lisanssız ödeme kuruluşları ve paravan şirketlere yönelik hamleleri, "cerrahi bir müdahale" olarak yorumlanıyor.

Bu strateji ile milyarlarca dolarlık kara paranın yurt dışına kaçırılmasının ve terörün finansmanında kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Ekonomik arınma ve gri liste

Yargıdaki bu hareketliliğin Türkiye ekonomisine doğrudan pozitif etkileri olduğu da vurgulanıyor. Ekonomi yönetiminin Türkiye'yi FATF'ın (Mali Eylem Görev Gücü) "gri listesinden" çıkarma başarısının arkasında, sahada yürütülen bu fiili mücadelenin yattığı belirtiliyor.

Sistemin yasa dışı unsurlardan temizlenmesinin, Türkiye'nin uluslararası sermaye için daha güvenli ve şeffaf bir liman haline gelmesine katkı sunduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, hukuk eliyle yapılan bu "sıfırlama" işleminin, nitelikli doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını tetikleyebileceğine dikkat çekiyor.

www.siyasetinsesi.com

Kaynak: Dilek Güngör / Sabah

What's Your Reaction?

Like Like 0
Dislike Dislike 0
Love Love 0
Funny Funny 0
Wow Wow 0
Sad Sad 0
Angry Angry 0
Editör

Editor | Siyasetin Sesi — Türkiye ve dünya siyasetini tarafsız, analitik ve güvenilir habercilik anlayışıyla aktaran bağımsız haber platformu.

Yorumlar (0)

User