Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'dan 6.5 büyüklüğünde deprem uyarısı
Deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Simav fayının enerjisini tam boşaltmadığını belirterek, Simav-Sındırgı-Gediz hattında 6.5 büyüklüğünde deprem riski uyarısı yaptı.
Ahmet Taş | Siyasetin Sesi
KÜTAHYA, TÜRKİYE — İhlas Haber Ajansı'nın (İHA) aktardığı bilgilere göre deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Kütahya ve çevresindeki sismik hareketliliği değerlendirerek Simav fayında 6.5 büyüklüğünde bir deprem potansiyeli bulunduğunu açıkladı.
Gediz’de 1970 yılında meydana gelen büyük depremin yıl dönümü kapsamında düzenlenen konferansta konuşan Üşümezsoy'un bu uyarıları, 2011 yılındaki sarsıntıların ardından enerjisini henüz tam boşaltmamış olan Simav-Sındırgı-Gediz hattındaki yerleşim alanları için kritik bir önem taşıyor. Üşümezsoy, Kütahya şehir merkezinin ise coğrafi konumu itibarıyla bu fay sistemlerinden daha az etkilenebileceğini, yani daha düşük risk taşıdığını ifade etti.
Risk tek bir noktada toplanmıyor
Simav fayının henüz tüm enerjisini boşaltmadığının altını çizen Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bu hattın uygun koşullar oluştuğunda şiddetli bir deprem üretebileceğini belirtti. Bölgedeki sismik hareketliliğin tek bir noktaya odaklanmadığını vurgulayan Üşümezsoy, fay hatlarının davranışını şu çarpıcı benzetmeyle açıkladı:
"Bölgedeki sismik hareketliliği piyano tuşlarına benzetebiliriz. Risk tek bir noktada değil, Simav, Sındırgı ve Gediz hattı boyunca yoğunlaşıyor ve farklı alanlarda kendini gösterebiliyor."
2011 Simav depremi ve yerleşim alanlarındaki tehlike
Uzman isim, 2011 yılında Simav’da meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki depremin fay üzerindeki gerilimi tamamen ortadan kaldırmaya yetmediğini bildirdi. Fayın yaklaşık 25 ile 30 kilometrelik bir bölümünün tek parça halinde kırılması durumunda, bölgede daha büyük ve yıkıcı bir depremin yaşanmasının mümkün olduğu ifade edildi. Üşümezsoy, bölgedeki mevcut yerleşim alanlarının doğrudan aktif fay hatları üzerinde bulunmasının mevcut can ve mal güvenliği riskini ciddi şekilde artırdığına dikkat çekti.
Sıcak su kaynakları ve deprem fırtınaları
Bölgedeki diğer tektonik hareketliliklere de değinen Üşümezsoy, Emet ve Yeşildere çevresinde sık sık meydana gelen küçük ölçekli sarsıntıların sismolojide "deprem fırtınası" olarak tanımlanabileceğini aktardı. Bu durumun, yer altındaki sıcak su kaynaklarının fay hatları üzerinde yarattığı etkileşimle doğrudan bağlantılı olabileceği belirtildi. Üşümezsoy'a göre, bu spesifik bölgede tek parça ve yıkıcı bir depremden ziyade, zaman zamana yayılan çok sayıda küçük kırılmanın yaşanması daha olası bir senaryo olarak öne çıkıyor.
Gediz ve Sındırgı faylarının mevcut durumu
Gediz bölgesinin sismik geçmişine de değinilen konferansta Üşümezsoy, bu hattın 1970 yılında yaşanan büyük depremle birlikte biriktirdiği enerjinin çok önemli bir kısmını boşalttığını hatırlattı. Sındırgı çevresindeki fayların durumunu da değerlendiren deprem uzmanı, bu bölgedeki fay hatlarının bütüncül değil parçalı bir yapıya sahip olmasının, yaşanabilecek olası büyük depremlerin yıkıcı etkisini sınırlayan olumlu bir unsur olduğunu sözlerine ekledi.
What's Your Reaction?
Like
0
Dislike
0
Love
0
Funny
0
Wow
0
Sad
0
Angry
0
Yorumlar (0)