AYM’den gazeteci Yusuf İnan için  gecikmiş adalet kararı

AYM, gazeteci Yusuf İnan’a yaklaşık 6 yıldır uygulanan yurt dışı yasağının özel ve aile hayatını ihlal ettiğine hükmetti.

Feb 01, 2026 - 06:11
0
AYM’den gazeteci Yusuf İnan için  gecikmiş adalet kararı

AHMET TAŞ | SİYASETİN SESİ
ANKARA, TÜRKİYE —Anayasa Mahkemesi (AYM), gazeteci ve stratejik analiz uzmanı Yusuf İnan’a yaklaşık altı yıldır uygulanan yurt dışına çıkış yasağının, özel ve aile hayatına saygı hakkını ihlal ettiğine hükmederek “gecikmiş adalet” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Yüksek Mahkeme’nin 9 Aralık 2025 tarihli ve 2022/48631 başvuru numaralı kararında, adli kontrol tedbiri kapsamında uygulanan yurt dışı yasağının ölçülülük ilkesini aştığı, süresiz hale gelerek fiili bir cezaya dönüştüğü vurgulandı. Karar, WiseNewsPress.com, SehitlerOlmez.com ve YerelGundem.com Genel Yayın Yönetmeni Yusuf İnan’ın 15 Nisan 2022 tarihinde “acil” koduyla yaptığı bireysel başvurudan tam 1.334 gün sonra alındı.

Altı Yıllık Adli Kontrol: Açık Hava Mahpusluğu

Yusuf İnan’ın hukuk süreci, 15 Temmuz 2018’de İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmasıyla başladı. Ukrayna’da yaşayan, ticaret yapan ve ailesiyle yerleşik bir hayat kuran İnan, Türkiye’ye girişinde devam eden bir soruşturma kapsamında tutuklandı. 2019 yılında tahliye edilmesine rağmen, hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.

İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada İnan, “terör örgütü propagandası” suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstinaf aşamasında suç vasfı “örgüte yardım” olarak değiştirilerek ceza 3 yıl 9 aya yükseltildi. Ancak dava sürecinde tartışmanın merkezine cezanın miktarı değil, infaz başlamadan önce uygulanan ve yıllarca süren adli kontrol tedbiri yerleşti.

Savaşın Ortasında Parçalanan Bir Aile

İnan’ın bireysel başvuru dilekçelerinde dikkat çektiği en önemli unsur, ailesinin yaşadığı ağır insani koşullar oldu. Eşi ve iki küçük çocuğu Ukrayna’da yaşayan gazeteci, özellikle 24 Şubat 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında ailesinin can güvenliğinin ciddi biçimde tehlikeye girdiğini vurguladı.

Mahkeme kayıtlarına giren beyanlarda, eşinin ciddi bir göz rahatsızlığı nedeniyle ameliyat olması gerektiği, çocukların bakımını üstlenecek kimsenin bulunmadığı ve savaş koşullarında sınır geçişlerinin fiilen imkânsız hale geldiği belirtildi. Buna karşın yerel mahkemelerin, “ailenin Türkiye’ye gelme imkânı olduğu” yönündeki gerekçeyi tekrarladığı, somut koşulları tartışmadığı AYM kararında açıkça ifade edildi.

AYM: Tedbir, Cezaya Dönüşemez

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, Hasan Tahsin Gökcan başkanlığında yaptığı incelemede, başvuruyu yalnızca seyahat özgürlüğü kapsamında ele almadı. Yüksek Mahkeme, yurt dışı yasağının başvurucunun aile hayatını, sosyal ilişkilerini ve mesleki faaliyetlerini doğrudan etkilediğine dikkat çekerek değerlendirmeyi Anayasa’nın 20. maddesi çerçevesinde yaptı.

Kararda, “Herhangi bir tedbirin ilanihaye veya kriterden bağımsız şekilde sürdürülmesi mümkün değildir” denilerek, altı yıla yaklaşan bir kısıtlamanın artık tedbir olmaktan çıktığı, fiili bir cezaya dönüştüğü tespiti yapıldı. Ayrıca yerel mahkemelerin ret kararlarında, savaş koşulları ve ailenin bakıma muhtaçlığı gibi somut iddialara yanıt verilmediği, gerekçelerin soyut ve şablon ifadelerden ibaret olduğu vurgulandı.

“Acil” Başvuruda 1.334 Günlük Gecikme

Dosyanın en dikkat çekici yönlerinden biri de Anayasa Mahkemesi’nin kendi iç işleyişindeki gecikme oldu. Yusuf İnan, başvurusunu Ukrayna’daki savaşın en sıcak günlerinde, ailesinin hayati risk altında olduğu bir dönemde “acil” koduyla yaptı. Buna rağmen başvurunun karara bağlanması 3 yıl 7 ay 24 gün sürdü.

AYM, ihlal tespitine rağmen bu sürede yaşanan mağduriyetin büyüklüğüne dair ayrı bir değerlendirme yapmadı. Karar sonucunda, ihlalin sonuçlarının giderilmesi için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine hükmedildi.

Karar Ne Anlama Geliyor?

Yüksek Mahkeme, oybirliğiyle verdiği kararda başvurucuya 20.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi. İnan’ın 200.000 TL’lik talebine kıyasla bu miktar, hukuk çevrelerinde “sembolik” olarak değerlendirildi. AYM, özel hayat ihlali tespiti yaptığı için ifade özgürlüğü yönünden ayrıca inceleme yapılmasına gerek görmedi.

Karar, Türkiye’de adli kontrol uygulamalarının süresi ve gerekçelendirilmesi bakımından önemli bir içtihat olarak görülüyor. Uzmanlara göre bu hüküm, yurt dışı yasağının otomatik ve süresiz bir uygulamaya dönüşmesine karşı yargı makamlarına açık bir uyarı niteliği taşıyor.

Şehitler Ölmez Ama Aileler Dağılıyor

Yusuf İnan, 27 yıldır şehit aileleri ve gazilerin hakları için çalışan, SehitlerOlmez.com’un kurucusu ve genel yayın yönetmeni olarak tanınıyor. Yıllarca şehit çocuklarının yaşadığı mağduriyetleri gündeme taşıyan bir gazetecinin, kendi çocuklarından ve ailesinden yıllarca ayrı kalması kamuoyunda derin bir çelişki olarak değerlendiriliyor.

Yargı süreci başladığında bebek olan çocukları, bugün Ukrayna’da savaşın gölgesinde dokuz yaşına girmiş durumda. AYM’nin gecikmiş ihlal kararı, hukuk sisteminde “makul süre” ilkesinin ne denli aşındığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Sonuç

Anayasa Mahkemesi’nin Yusuf İnan kararı, bireysel başvuru mekanizmasının önemini teyit ederken, geciken adaletin yol açtığı telafisi güç zararları da ortaya koydu. Karar, benzer durumda olan binlerce kişi için emsal niteliği taşısa da, geçen yılların aile hayatında açtığı boşluğun nasıl doldurulacağı sorusu hâlâ cevapsız.


www.siyasetinsesi.com 

What's Your Reaction?

Like Like 0
Dislike Dislike 0
Love Love 0
Funny Funny 0
Wow Wow 0
Sad Sad 0
Angry Angry 0
Editör

Editor | Siyasetin Sesi — Türkiye ve dünya siyasetini tarafsız, analitik ve güvenilir habercilik anlayışıyla aktaran bağımsız haber platformu.

Yorumlar (0)

User