Dr. Sadık Tanrıkulu’ndan Said Nursi sempozyumuna yönelik eleştirilere sert tepki

Dr. Sadık Tanrıkulu, Said Nursi sempozyumlarını hedef alan sosyal medya paylaşımlarına tepki göstererek çalışmaların bilimsel niteliğini savundu.

Oct 14, 2026 - 14:38
0
Dr. Sadık Tanrıkulu’ndan Said Nursi sempozyumuna yönelik eleştirilere sert tepki

Ahmet Taş | Siyasetin Sesi

ANKARA, TÜRKİYE — İlahiyatçı Dr. Sadık Tanrıkulu, Said Nursi üzerine düzenlenen akademik toplantıları küçümseyen sosyal medya paylaşımlarına tepki göstererek sempozyumların bilimsel niteliğinin göz ardı edildiğini savundu.

Tanrıkulu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada son sempozyuma dünyanın 60 ülkesinden 262 ilim insanının katıldığını belirtti. Said Nursi ve Risale-i Nur üzerine Türkiye’de ve farklı ülkelerde çok sayıda bilimsel toplantı yapıldığını kaydeden Tanrıkulu, söz konusu etkinlikleri yalnızca “övgü toplantısı” şeklinde tanımlayanlara sert ifadelerle karşılık verdi.

Paylaşımda eleştirilerin yöneltildiği kişi veya sosyal medya hesaplarının isimleri açıklanmadı. Tanrıkulu’nun “operasyon elemanı” ve “etki ajanı” şeklindeki nitelemeleri kendi değerlendirmesi olarak öne çıkarken, bu iddiaları destekleyen somut bir belgeye yer verilmedi.

Tartışmanın merkezinde Said Nursi sempozyumu var

Tanrıkulu’nun açıklamasına göre tartışma, Said Nursi’nin düşüncesi ve tecdid anlayışı üzerine düzenlenen uluslararası bir sempozyumun ardından başladı. Sosyal medyadaki bazı kullanıcıların toplantının akademik niteliğini sorguladığını belirten Tanrıkulu, sempozyumun yalnızca Said Nursi’yi övmek amacıyla gerçekleştirildiği yönündeki yorumlara itiraz etti.

Sempozyumların belirli bir konu üzerinde çalışan akademisyenleri, araştırmacıları ve uzmanları bir araya getiren bilimsel toplantılar olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, sunulan bildirilerin ve yapılan değerlendirmelerin bu çerçevede ele alınması gerektiğini savundu.

Tanrıkulu, bir düşünür veya din âlimi hakkında sempozyum düzenlenmesinin o isme yönelik bütün görüşlerin kabul edildiği anlamına gelmediğine işaret etti. Bilimsel toplantılarda farklı görüşlerin, eleştirilerin ve yorumların bir arada bulunabileceğini ifade etti.

“60 ülkeden 262 âlim katıldı” açıklaması

Dr. Sadık Tanrıkulu, son toplantıya dünyanın 60 ülkesinden toplam 262 âlimin bildiri veya değerlendirmeleriyle katıldığını açıkladı. Söz konusu katılımın, Said Nursi’nin fikirlerine yönelik uluslararası akademik ilginin bir göstergesi olduğunu ileri sürdü.

Tanrıkulu, Said Nursi ve Risale-i Nur üzerine yurt içinde ve yurt dışında düzenlenen sempozyumların sayısının kendi tahminine göre 40 civarında olduğunu belirtti. Bu toplantılardan dördünün doğrudan Mısır’daki El-Ezher Üniversitesi tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti.

Paylaşımda aktarılan katılımcı, ülke ve sempozyum sayıları Tanrıkulu’nun açıklamalarına dayanıyor. Etkinliklerin tarihleri, düzenleyici kurumları ve sunulan akademik bildirilerin tam listesi açıklamada ayrıntılı biçimde paylaşılmadı.

Tanrıkulu, geniş katılımlı bu toplantıların “şenlik veya panayır” gibi değerlendirilmesine karşı çıktı. Akademisyenlerin ve ilim insanlarının sunduğu çalışmaların kişisel övgü faaliyeti olarak gösterilmesini doğru bulmadığını kaydetti.

“Operasyon elemanı” ifadesi tartışmanın dozunu yükseltti

Tanrıkulu, sempozyumları Nur talebelerinin Said Nursi’yi övmek için düzenlediği toplantılar şeklinde nitelendiren kişilere yönelik sert bir dil kullandı. Bu kişileri “operasyon elemanı” olarak tanımlayan Tanrıkulu, eleştirilerin tesadüfi veya bilgisizlikten kaynaklanan değerlendirmeler olmadığını savundu.

Bazı sosyal medya paylaşımlarını Ehl-i Sünnet’in ve İslam dünyasında etkili olan kişi ve hareketlerin gücünü azaltmaya yönelik çalışmalar olarak değerlendiren Tanrıkulu, eleştirileri yapanları “etki ajanları” şeklinde nitelendirdi.

Ancak açıklamada bu ağır suçlamaların yöneltildiği kişi ya da hesaplara ilişkin isim verilmedi. İddiaları doğrulayacak belge, bağlantı veya kurumsal ilişki bilgisi de paylaşılmadı. Bu nedenle söz konusu ifadeler Tanrıkulu’nun sosyal medya tartışmasına ilişkin kişisel değerlendirmesi niteliğinde bulunuyor.

İsim belirtilmemesi nedeniyle eleştirinin muhatabı olan kişilerin görüşüne veya açıklamasına yer verilemedi. Tartışmanın taraflarından yeni bir açıklama gelmesi hâlinde konuya ilişkin karşı görüşlerin de kamuoyuna yansıması bekleniyor.

Said Nursi’nin uluslararası etkisine dikkat çekti

Tanrıkulu, Risale-i Nur Külliyatı’nın müellifi Bediüzzaman Said Nursi’nin etkisinin uzun yıllar önce Türkiye sınırlarını aştığını belirtti. Said Nursi’nin eserlerinin yaklaşık 70 dile tercüme edildiğini söyleyen Tanrıkulu, dünyanın çok sayıda ülkesinde Risale-i Nur’un okunduğunu ifade etti.

Bu uluslararası ilginin farklı ülkelerde düzenlenen sempozyumlara ve akademik çalışmalara da yansıdığını savunan Tanrıkulu, Said Nursi’nin yalnızca Türkiye’deki dinî tartışmalar çerçevesinde değerlendirilmesinin eksik olacağını kaydetti.

Said Nursi’nin iman, Kur’an tefsiri, toplum, eğitim ve modernleşme hakkındaki görüşleri farklı ülkelerde akademik araştırmalara konu oluyor. Bu çalışmaların bir bölümü dinî düşünce üzerinde yoğunlaşırken bir bölümü de tarih, siyaset, sosyoloji ve eğitim gibi alanlara odaklanıyor.

Tanrıkulu, Said Nursi’ye yönelik eleştirilerin yapılabileceğini kabul etmekle birlikte, bilimsel çalışmaların küçümsenmesine ve hakaret içeren bir dil kullanılmasına karşı çıktığını belirtti.

Eleştiri ile hakaret arasında ayrım çağrısı

Tanrıkulu, İslam tarihinde eleştirilmemiş bir âlim bulunmadığını belirterek fikir ayrılıklarının doğal karşılanması gerektiğini söyledi. Bir âlimin düşüncelerine katılmamanın veya eserlerini beğenmemenin eleştiri hakkı kapsamında bulunduğunu ifade etti.

Bununla birlikte, bir kişinin bütün faaliyetini dinî şahsiyetlere saldırmak ve hakaret etmek üzerine kurmasının İslam’ın saygı ve kardeşlik anlayışıyla bağdaşmayacağını savundu. Tanrıkulu, Said Nursi’nin düşüncelerini benimsemeyen kişilerin kendi çalışmalarına yönelmesi gerektiğini dile getirdi.

Tanrıkulu’nun açıklamasında kullandığı sert ifadeler de sosyal medya tartışmalarında eleştiri ile suçlama arasındaki sınırı yeniden gündeme getirdi. Akademik ve dinî konularda yapılan tartışmalarda kişilere yönelik nitelemeler yerine görüşlerin ve belgelerin konuşulmasının daha sağlıklı bir zemin oluşturacağı değerlendiriliyor.

Sempozyumların bilimsel niteliğini savundu

Tanrıkulu’nun açıklamasının temelini, Said Nursi hakkındaki sempozyumların akademik niteliğinin korunması gerektiği görüşü oluşturdu. Tanrıkulu, bu toplantılara katılan ilim insanlarının yalnızca övgü amacıyla hareket ettiği yönündeki genellemelerin kabul edilemeyeceğini söyledi.

Sempozyumlarda sunulan bildirilerin bilimsel yöntem, kaynak kullanımı ve akademik değerlendirme ölçütleri üzerinden tartışılması gerektiğine işaret eden Tanrıkulu, eleştirilerin de aynı ölçütlere dayanması gerektiğini savundu.

Açıklamasını bütün inananlara saygı ve muhabbetlerini ileterek tamamlayan Tanrıkulu, İslam âlimleri ve düşünürleri hakkındaki görüş ayrılıklarının hakaret veya kişisel saldırıya dönüşmemesi gerektiği mesajını verdi.

SiyasetinSesi.com

What's Your Reaction?

Like Like 0
Dislike Dislike 0
Love Love 0
Funny Funny 0
Wow Wow 0
Sad Sad 0
Angry Angry 0
Ahmet Taş

Ahmet Taş, SiyasetinSesi.com editörüdür. Türkiye ve dünya siyasetindeki güncel gelişmeler, dış politika, diplomasi, güvenlik ve stratejik konular üzerine içeriklerin hazırlanması ve yayınlanmasında görev almaktadır. Okuyuculara tarafsız, anlaşılır ve analiz odaklı bir bakış açısıyla güncel siyasi gelişmeleri aktarmayı amaçlamaktadır.

Yorumlar (0)

User