Karpal tünel, tetik parmak ve rizartroz için 7 el sağlığı önerisi
Telefon ve bilgisayar kullanımında tekrarlayan hareketler el yakınmalarını artırabilir; uzmanlar ergonomi, mola ve erken muayenenin önemini vurguluyor.
Ahmet Taş | Siyasetin Sesi
İSTANBUL, TÜRKİYE — Uzun süreli telefon ve bilgisayar kullanımında tekrarlanan hareketler ile uygun olmayan bilek pozisyonları, elde ağrı, uyuşma ve kilitlenme gibi yakınmaları artırabiliyor.
Akıllı telefon, tablet, klavye ve farenin günlük yaşamda daha fazla kullanılması, ellerin uzun süre aynı pozisyonda kalmasına yol açıyor. Uzmanlar, dijital cihazların tek başına karpal tünel sendromu, tetik parmak veya başparmak kökü kireçlenmesinin doğrudan nedeni olarak gösterilemeyeceğini; ancak tekrarlayan hareketler ve hatalı pozisyonların mevcut yakınmaları tetikleyebileceğini belirtiyor.
Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji, El Cerrahisi Uzmanı Dr. Mehmet Çavuş, geçmişte daha çok belirli meslek gruplarında görülen el ve bilek yakınmalarıyla genç hastalarda da karşılaştıklarını söyledi.
Çavuş, erken dönemde önemsenmeyen uyuşma, güç kaybı veya parmak kilitlenmesinin zamanla günlük yaşamı etkileyebileceğini belirterek uzun süren belirtilerde hekim değerlendirmesinin geciktirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Gece artan uyuşma karpal tünel belirtisi olabilir
Karpal tünel sendromu, el bileğindeki dar bir kanaldan geçen median sinirin baskı altında kalmasıyla ortaya çıkıyor. Hastalık; başparmak, işaret ve orta parmak başta olmak üzere yüzük parmağının bir bölümünde uyuşma, karıncalanma, yanma ve ağrıya yol açabiliyor.
Belirtiler özellikle geceleri artabiliyor ve kişiyi uykusundan uyandırabiliyor. Bazı hastalar sabah uyandıklarında ellerini ağırlaşmış veya kendilerine ait değilmiş gibi hissedebiliyor. Eşyaları farkında olmadan düşürme, düğme ilikleme gibi ince hareketlerde zorlanma ve kavrama gücünde azalma da görülebiliyor.
Çavuş, tedavinin geciktirilmesi durumunda sinirde kalıcı hasar ve başparmak çevresindeki kaslarda zayıflama gelişebileceğini söyledi.
Karpal tünel sendromunun oluşumunda el bileğinin anatomik yapısı, genetik özellikler, diyabet, romatizmal hastalıklar, tiroit sorunları, gebelik ve bazı çalışma koşulları etkili olabiliyor. Aynı hareketlerin uzun süre tekrarlanması veya bileğin aşırı bükülü tutulması belirtileri ağırlaştırabiliyor.
Bununla birlikte yalnızca klavye kullanmanın karpal tünel sendromuna neden olduğu kesin olarak gösterilmiş değil. Bu nedenle tanı, belirtiler ve hekim muayenesi birlikte değerlendirilerek konulmalı.
Parmağın kilitlenmesi tetik parmağa işaret edebilir
Tetik parmak, parmağı büken tendonun ve tendonun hareket ettiği kılıfın kalınlaşması ya da şişmesi sonucunda gelişebiliyor. Tendonun rahat hareket edememesi, parmağın bükülürken veya açılırken takılmasına yol açıyor.
Parmak bir süre bükülü durumda kilitli kalabiliyor ve ardından “tık” hissiyle aniden açılabiliyor. Avuç içinde, parmak köküne yakın bölgede ağrı, hassasiyet veya küçük ve sert bir şişlik hissedilebiliyor.
Çavuş, uzun süre mesaj yazmak ve parmaklara dinlenme fırsatı vermeden tekrarlayan hareketler yapmanın mevcut şikâyetleri artırabileceğini belirtti. Ancak tetik parmak vakalarının önemli bir bölümünde kesin bir neden belirlenemiyor.
Hastalık, tekrarlayan kavrama ve sıkıştırma hareketleri yapan kişilerde daha sık görülebiliyor. Diyabet ve romatoid artrit gibi bazı hastalıklar da tetik parmak riskini artırabiliyor.
Kilitlemenin sıklaşması, parmağın diğer elle açılmak zorunda kalması veya hareketin belirgin biçimde kısıtlanması durumunda el cerrahisi ya da ortopedi uzmanına başvurulması öneriliyor.
Başparmak kökündeki ağrı her zaman kireçlenme değil
Başparmak kök eklem kireçlenmesi, diğer adıyla rizartroz, başparmağın el bileğiyle birleştiği eklemdeki kıkırdağın zamanla incelmesi ve yapısının bozulmasıyla gelişiyor.
Hastalık, kavanoz kapağı açma, anahtar çevirme, kapı kolunu kullanma, yazı yazma veya bir nesneyi sıkıca tutma sırasında başparmak kökünde ağrıya yol açabiliyor. İleri dönemlerde kavrama gücü azalabiliyor, eklemde sertlik veya şekil değişikliği görülebiliyor.
Geniş ve ağır telefonları sürekli tek elle tutmak, başparmağı ekranın uzak noktalarına ulaştırmaya çalışmak ve sık tekrarlanan kaydırma hareketleri eklem üzerindeki mekanik yükü artırarak mevcut ağrıyı tetikleyebiliyor.
Ancak telefon kullanımının tek başına rizartroza neden olduğu söylenemez. Yaş, genetik yatkınlık, kadın cinsiyeti, daha önce geçirilen eklem yaralanmaları ve yapısal özellikler hastalığın gelişiminde daha belirgin rol oynuyor.
Çavuş, her başparmak ağrısının kireçlenme anlamına gelmediğini, benzer belirtilere tendon sorunları ve başka el hastalıklarının da yol açabileceğini söyledi. Tanının hekim muayenesi ve gerektiğinde görüntüleme yöntemleriyle konulması gerekiyor.
Tedavi hastalığın türüne göre planlanıyor
El ve bilek hastalıklarında tedavi, tanıya ve belirtilerin şiddetine göre değişiyor. Aktivitenin düzenlenmesi, kısa süreli atel kullanımı, el terapisi, hekim tarafından uygun görülen ilaçlar, enjeksiyonlar ve kişiye özel egzersizler tedavi seçenekleri arasında yer alabiliyor.
İleri sinir hasarı bulunan, belirgin kas kaybı gelişen veya cerrahi dışı yöntemlerden yeterli sonuç alınamayan bazı hastalarda ameliyat gündeme gelebiliyor.
Hastaların internetten gördükleri hareketleri tanı almadan uygulamaları veya gelişigüzel atel kullanmaları önerilmiyor. Yanlış egzersiz ya da uygun olmayan atel seçimi bazı yakınmaların artmasına neden olabiliyor.
Hangi belirtilerde doktora başvurulmalı?
Elde ve parmaklarda kısa süreli yorgunluk veya hafif ağrı dinlenmeyle azalabilir. Ancak bazı belirtiler tıbbi değerlendirme gerektirebilir.
Uyuşmanın sürekli hâle gelmesi, gece uykudan uyandıran ağrı, elde güç kaybı, eşyaları sık sık düşürme, parmağın kilitlenmesi veya başparmak kökündeki ağrının günlük işleri engellemesi durumunda doktora başvurulması öneriliyor.
Kaslarda incelme, parmak hareketlerinde belirgin kısıtlanma veya his kaybı gelişmişse muayenenin geciktirilmemesi gerekiyor.
El sağlığını destekleyen 7 uygulama
Dr. Mehmet Çavuş, telefon ve bilgisayar kullanırken el ve bilek üzerindeki yükü azaltmaya yardımcı olabilecek önerileri şöyle sıraladı:
-
Bileğinizi nötr pozisyonda tutun: Klavye ve fare kullanırken el, bilek ve ön kol aynı hizada olmalı. Bileği yukarı, aşağı veya yana doğru uzun süre bükmemeye çalışın.
-
Düzenli aralar verin: Her 30–40 dakikada bir ellerinizi klavye ve fareden çekin. Kollarınızı serbest bırakıp ellerinizi yaklaşık bir dakika hafifçe hareket ettirin.
-
Telefonu iki elle kullanın: Bütün işlemleri tek başparmakla yapmak yerine telefonu iki elle tutun veya bazı işlemlerde işaret parmağınızı kullanın.
-
Fareyi sıkmayın: Fareyi hafifçe tutun ve klavyeye yakın konumlandırın. El bileğinin yana doğru bükülmesine neden olacak yerleşimlerden kaçının.
-
Parmak açma hareketi yapın: Basit bir paket lastiğini parmaklarınızın dışına geçirerek parmaklarınızı ağrı oluşturmadan yavaşça açıp kapatın.
-
Bileği nazikçe esnetin: Dirseğinizi bükmeden kolunuzu öne uzatın. Diğer elinizle parmakları hafifçe kendinize doğru çekin ve 10 saniye bekleyin. Ardından hareketi ters yönde tekrarlayın.
-
Ağrı gelişirse hareketi bırakın: Egzersiz sırasında ağrı, uyuşma, karıncalanma veya mevcut yakınmalarda artış olursa uygulamayı durdurun ve hekime danışın.
Uzmanlar, ergonomik düzenlemelerin bütün el hastalıklarını önleyeceğinin garanti edilemeyeceğini; ancak uygun çalışma pozisyonu, kısa molalar ve tekrarlayan yükün azaltılmasının kas, tendon ve eklemlerdeki zorlanmayı sınırlamaya yardımcı olabileceğini belirtiyor.
SiyasetinSesi.com
What's Your Reaction?
Like
0
Dislike
0
Love
0
Funny
0
Wow
0
Sad
0
Angry
0
Yorumlar (0)