Mehmet Aydoğan Konya’da eğitimden çevreye STK çalışmalarını anlattı

Mehmet Aydoğan, Konya’daki konuşmasında İzmir merkezli sivil toplum çalışmalarını, burs ve sağlık projelerini ve Buca’daki festival planını anlattı.

Oct 25, 2026 - 16:55
0
 Mehmet Aydoğan Konya’da eğitimden çevreye STK çalışmalarını anlattı

Ahmet Taş | Siyasetin Sesi

KONYA, TÜRKİYE — Uluslararası Konyalılar Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Aydoğan, Konya’daki bir söyleşide İzmir merkezli sivil toplum çalışmalarını anlattı; eğitim, sağlık, çevre ve kültür projeleriyle Buca’da planlanan festivale ilişkin bilgi verdi.

Konya Aydınlar Ocağı’nın Selçuklu Salı Sohbetleri kapsamında düzenlediği buluşma, Aydoğan’ın geçmişte yürüttüğünü söylediği faaliyetlerin yanı sıra hemşehri kuruluşlarının şehirler arasındaki ilişkilerde üstlenebileceği rolü gündeme taşıdı. Konevi Derneği salonundaki konuşmada Aydoğan, Konya ile İzmir arasındaki bağları güçlendirmeyi amaçlayan çalışmalarını ve bunları daha geniş katılımlı bir programa dönüştürme hedefini aktardı. Konuşmada verilen proje ve yararlanıcı sayıları Aydoğan’ın açıklamalarına dayanıyor.

Gençlik kulübünden konfederasyona uzanan çalışmalar

Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, programın açılışında Salı Sohbetleri’nin 31 yıldır sürdüğünü söyledi. Güçlü, toplantıları farklı alanlarda bilgi paylaşımına ve kültürel tartışmaya imkân veren bir buluşma olarak değerlendirdi. Ardından söz alan Aydoğan, sivil toplumla ilişkisinin gençlik yıllarında başladığını anlattı.

Aydoğan’ın verdiği bilgiye göre ilk girişimlerinden biri, 1975’te Beyşehir’in Gönen yerleşiminde kurduğu Gönenspor Kulübü oldu. O dönemde gençler için spor çevresinde bir faaliyet alanı oluşturmayı amaçladığını belirten Aydoğan, daha sonra çalışmalarını İzmir’de yaşayan Konyalıların örgütlenmesine yönelttiğini söyledi. 1985’te Ege Bölgesi Konyalılar Derneği’ni, 1996’da ise İzmir’de Konyalılar Kültür ve Yardımlaşma Vakfı’nı kurduklarını aktardı.

Aydoğan, dernek ve vakıf çalışmalarının yalnızca hemşehrilerin bir araya gelmesiyle sınırlı kalmaması gerektiği görüşünü dile getirdi. Konuşmasında eğitim, hasta yakınlarının barınması, çevre ve kültür etkinliklerini bu yaklaşımın örnekleri olarak sıraladı. Farklı dönemlerde yürütülen faaliyetlerin bugünkü konfederasyon çalışmalarına birikim sağladığını ifade etti.

Bu anlatı, Aydoğan’ın yaklaşık yarım asırlık sivil toplum deneyimini nasıl tanımladığını da ortaya koydu. Ancak kuruluşların faaliyet süreleri, hizmet sayıları ve projelerin sonuçları hakkında toplantıda bağımsız bir faaliyet raporu sunulmadı. Bu nedenle konuşmadaki rakamlar, ilgili kurumların kayıtlarıyla ayrıca karşılaştırılması gereken açıklamalar olarak değerlendirilmeli.

İzmir’deki Konyalıların ortak geçmişini anlattı

Konuşmanın bir bölümünü ailesinin İzmir’e uzanan geçmişine ayıran Aydoğan, dedesi Yusuf’un Çanakkale Savaşı’nda yaralandıktan sonra geçim koşulları nedeniyle İzmir’e yerleştiğini anlattı. Aile büyüklerinden dinlediği hatıralar üzerinden, Beyşehir çevresinden İzmir’e giden kişilerin ticaret ve çalışma hayatında kurduğu ilişkileri aktardı. Bu bölüm, tarihsel belgeye dayalı bir araştırma olarak değil, Aydoğan’ın aile geçmişine ilişkin sözlü anlatımı olarak ele alınmalı.

Aydoğan, Beyşehir’in Gönen yerleşiminden İzmir’e göç eden aileler arasında bağların sürdüğünü belirterek kentte aynı kökenden gelen yaklaşık 950 hane bulunduğunu söyledi. Hemşehri kuruluşlarının bu aileler için yalnızca tanışma zemini olmadığını; ihtiyaçların paylaşılması, öğrencilere destek verilmesi ve memleketle ilişkinin korunması bakımından da işlev gördüğünü savundu.

İzmir’deki çalışmalarının Konya’dan kopuk ilerlemediğini vurgulayan Aydoğan, geçmişte köylerin altyapı ihtiyaçları için siyasetçilerle ve yerel yöneticilerle görüştüklerini anlattı. Topluluk üyelerinin kendi aralarında katkı sağlayarak çeşitli ihtiyaçlara destek olduğunu söyledi. Bu örneklerin, hemşehri ağlarının bir şehrin dışında yaşayan kişiler aracılığıyla memleket gündemine nasıl katılabildiğini gösterdiğini belirtti.

Konuşmanın odağında yer alan “gönül köprüsü” ifadesi de bu ilişkiye dayanıyor: İzmir’de yaşayanların Konya’yla bağını sürdürmesi ve iki şehirdeki farklı toplulukların birbirini tanıması. Aydoğan’a göre bu bağın kalıcı olması için tek seferlik ziyaretlerin ötesinde düzenli kültürel ve sosyal çalışmalar gerekiyor.

Konya’nın gündemi için yayın ve girişimlerden söz etti

Aydoğan, Konya’nın ihtiyaçlarını duyurmak amacıyla 1990’lı yıllarda gazete ve dergi yayımladıklarını söyledi. 1996’da çıkardıklarını belirttiği Çağrı gazetesinde doğal gazdan ulaşıma kadar çeşitli başlıklara yer verdiklerini; daha önce yayımladıkları dergide ise Huğlu ve Üzümlü’deki üretim imkânlarına dikkat çektiklerini anlattı.

Konuşmasında Konya Ovası Projesi, hızlı tren, havaalanının sivil kullanımı, Beyşehir Gölü ve savunma sanayisi gibi konuları sıralayan Aydoğan, bunları kamuoyu gündemine taşımaya çalıştıklarını belirtti. Söz konusu yatırımların veya kamu kararlarının doğrudan kendi yayınları sayesinde gerçekleştiğine ilişkin bağımsız bir değerlendirme paylaşılmadı. Aydoğan’ın açıklaması, derneklerinin bu konularda görüş bildirdiği ve talepte bulunduğu yönünde.

Beyşehir Gölü’yle ilgili girişimlerini de anlatan Aydoğan, hazırlanan raporları dönemin siyasetçileriyle paylaştıklarını ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’le görüştüklerini söyledi. Anlattığı görüşmede gölün geleceğine ilişkin talepleri gündeme getirdiklerini ifade etti. Toplantıda görüşmeye ait belge veya resmî işlem sonucu sunulmadığından, bu bölüm Aydoğan’ın geçmişe dönük anlatımıyla sınırlı.

Aydoğan, farklı siyasi partilerden isimlerle temas kurduklarını da dile getirdi. Bunun hemşehri kuruluşlarını herhangi bir partinin uzantısı hâline getirmemesi gerektiğini savundu. Kendisinin İzmir siyasetinde görevler üstlendiğini anlatsa da konuşmasında sivil toplum faaliyetleriyle siyasi ilişkileri ayrı başlıklar olarak ele aldı. Bu ilişkinin nasıl kurulduğuna dair değerlendirmeler Aydoğan’ın kendi görüşlerini yansıtıyor.

Burs, sağlık ve hasta yakınlarına destek açıklamaları

Aydoğan’ın en ayrıntılı anlattığı alanlardan biri eğitim ve sağlık çalışmaları oldu. Vakıf çevresinde öğrenciler için burs, kitap ve kırtasiye desteği sağladıklarını belirterek yardımlarda yalnızca Konyalı olma şartı aramadıklarını söyledi. Konuşmasında on binlerce öğrenciye farklı dönemlerde ulaştıklarını ifade etti; ancak bu toplamın yıllara göre dağılımına ilişkin kayıt paylaşmadı.

Sağlık alanında ise Tülay Aktaş Kanser Araştırma ve Kemik İliği Transplantasyon Hastanesi’ne verdiklerini söylediği destekten söz etti. Düzenledikleri sema etkinliklerinin gelirini hastaneye aktardıklarını, bazı tıbbi cihazların teminine katkıda bulunduklarını anlattı. Anadolu’dan tedavi için gelen hasta yakınlarının konaklama güçlüğü yaşadığını gözlemlediklerini belirten Aydoğan, bu ihtiyaca yönelik bir konukevi oluşturduklarını söyledi.

Aydoğan’ın açıklamasına göre hastane yakınındaki konukevi yaklaşık 60 yatak kapasitesiyle planlandı. Benzer bir yapının Dokuz Eylül Üniversitesi’ndeki onkoloji hizmetleri için de kurulduğunu ifade etti. Bu tesislerin güncel kapasitesi, işletme biçimi ve yararlanıcı sayısı hakkında toplantıda ayrı bir kurumsal bilgi verilmedi. Buna karşılık Aydoğan’ın anlatısı, hasta yakını konaklamasını sivil toplum çalışmalarının öncelikli alanlarından biri olarak gördüğünü gösteriyor.

Okul, derslik ve ibadethane yapımı ile hastanelere cihaz desteğini de örnekleri arasında sayan Aydoğan, toplu sünnet ve düğün organizasyonları düzenlediklerini aktardı. Bu çalışmaların farklı hayırseverler ve kuruluşlarla birlikte yürütüldüğünü söyledi. Sayısal büyüklükleri teyit edecek ortak bir faaliyet dökümü bulunmadığı için bu kalemleri kesinleşmiş toplu sonuçlar olarak sunmak mümkün değil.

Aydoğan, 2005’te farklı meslek ve kurumlardan kişilerin yer aldığı bir çalışma grubu oluşturduklarını ve uluslararası hibe projeleri yürüttüklerini de belirtti. Gençlere eğitim verilmesini amaçlayan bir programa yoğun başvuru aldıklarını söyleyerek bu tür girişimleri, sosyal yardımın yanında insan yetiştirmeye yönelik faaliyetler olarak tanımladı.

Çevre çalışmaları ve şehirler arası temas

Çevre konusuna değinen Aydoğan, İzmir’de ağaçlandırma çalışmaları yaptıklarını, Gaziemir’deki bir alana fıstık çamı diktiklerini ve başka kuruluşlarla birlikte palamut ekimi gerçekleştirdiklerini söyledi. Bu faaliyetlere ilişkin geniş alan ve fidan sayıları verdi; konuşmada bunları doğrulayacak uygulama raporları paylaşılmadı. Aydoğan, çevre çalışmalarını Konyalıların İzmir’de yaşadıkları kente katkısının bir parçası olarak gördüğünü anlattı.

Konya ile İzmir arasında düzenlenen kültür gezisi ise ayrıca duyurulmuş bir faaliyet. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamasına göre İzmir’den sivil toplum temsilcileri ve gazeteciler, Gönül Köprüsü Projesi kapsamında Konya’yı ziyaret etti. Programda kentin tarihî ve kültürel mekânları gezildi; yerel yönetim ve şehircilik çalışmaları hakkında bilgi alındı.

Aydoğan, söz konusu geziyi iki şehir arasında karşılıklı tanışma fırsatı olarak değerlendirdi. Konya’yı gören katılımcıların kendi kentlerindeki uygulamalarla karşılaştırma yapabileceğini söyledi. Bu tür ziyaretlerin etkisini yalnızca katılımcıların olumlu izlenimleriyle ölçmek yerine, sonrasında kurulacak iş birlikleri ve sürdürülecek temaslarla izlemek gerekecek.

Buca’da festival planı ve sonraki adım

Aydoğan, Gönül Köprüsü çalışmalarını daha geniş katılımlı bir etkinliğe dönüştürmek istediklerini belirterek kasım ayında İzmir’in Buca ilçesinde festival düzenlemeyi planladıklarını açıkladı. Festivali farklı şehirlerden gelen toplulukların kültürlerini tanıtacağı ve bir araya geleceği bir buluşma olarak tarif etti. Konuşmada programın kesinleşmiş ayrıntıları, katılımcı kuruluşların tam listesi ve uygulama takvimi paylaşılmadı.

Festivalin gerçekleşmesi hâlinde Konya–İzmir hattında yürütülen çalışmaların daha geniş bir katılımla sınanacağı görülüyor. Etkinliğin kapsamı, erişilebilirliği ve devamlılığı ise resmî program duyurulduğunda değerlendirilebilecek. Aydoğan, amaçlarının farklı topluluklar arasındaki teması artırmak olduğunu söyledi; festivalin toplumsal etkisine ilişkin görüşlerini de kendi değerlendirmesi olarak sundu.

Programın sonunda Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Mustafa Güçlü, Beyşehir Hüyük Derebucak Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kurucu Başkanı Salih Aydemir ve konfederasyon yöneticisi Mustafa Ulu, Aydoğan’a kitap ve belge takdim etti. Aydoğan da ailesinin yaşamını konu alan bir roman ile vakıf yayınlarını Güçlü’ye hediye etti. Toplantı, geçmiş faaliyetlere ilişkin anlatımın ardından Buca’da planlanan etkinliğin duyurulmasıyla sona erdi.

SiyasetinSesi.com

What's Your Reaction?

Like Like 0
Dislike Dislike 0
Love Love 0
Funny Funny 0
Wow Wow 0
Sad Sad 0
Angry Angry 0
Ahmet Taş

Ahmet Taş, SiyasetinSesi.com editörüdür. Türkiye ve dünya siyasetindeki güncel gelişmeler, dış politika, diplomasi, güvenlik ve stratejik konular üzerine içeriklerin hazırlanması ve yayınlanmasında görev almaktadır. Okuyuculara tarafsız, anlaşılır ve analiz odaklı bir bakış açısıyla güncel siyasi gelişmeleri aktarmayı amaçlamaktadır.

Yorumlar (0)

User