Ukrayna, Vivaldi Operasyonu’nda robotlarla 277 km² geri aldığını açıkladı
Ukrayna, Liman çevresindeki Vivaldi Operasyonu’nda 16 yerleşim ile 277 km² alanı geri aldığını, kara robotları ve dronlar kullandığını açıkladı.
Yusuf İnan | Siyasetin Sesi
KİEV, UKRAYNA — Ukrayna ordusu, Rus kuvvetlerine karşı Liman çevresinde yürüttüğü dört aşamalı Vivaldi Operasyonu’nda 16 yerleşim ile 277 km² alanı geri aldığını açıkladı.
Operasyon; FPV dronlar, elektronik harp, topçu birlikleri ve insansız kara araçlarının aynı komuta düzeninde kullanılmasının yanı sıra kara robotlarının ağır dronlarla Rus hatlarının gerisine indirilmesiyle dikkati çekti. Ancak Ukrayna tarafından açıklanan kayıp ve arazi verilerinin tamamı bağımsız kaynaklarca doğrulanmış değil.
Operasyonun stratejik hedefi neydi?
Vivaldi Operasyonu, Ukrayna’nın Donetsk bölgesinin kuzeyinde, Liman ile Sloviansk arasındaki cephe hattında yürütüldü. Ukrayna ordusuna göre Rusya’nın amacı, Sloviansk-Kramatorsk savunma kuşağını kuzeyden çevirmek ve Harkiv-Sloviansk kara yolunu tehdit ederek Ukrayna birliklerinin temel ikmal bağlantılarından birini kesmekti.
Operasyonun yönetimini üstlenen 3. Kolordu Komutanı Tuğgeneral Andriy Biletskiy, Rusya’nın “Batı” kuvvet grubuna bağlı birliklerin ilerlemesinin durdurulduğunu ve Rus 1. Muhafız Tank Ordusu’na bağlı bazı unsurların bölgeye kaydırılmak zorunda kaldığını söyledi.
Biletskiy’e göre bu sevk, Kupyansk-Vuzlovıy üzerindeki Rus baskısının kısmen azalmasına da katkı sağladı. Rus kuvvetlerinin Sloviansk ve Kramatorsk’u kuzeyden kuşatmaya yönelik hareketinin engellendiği ve Ukrayna birliklerinin Donbas’taki temel ikmal güzergâhının korunduğu belirtildi.
Reuters, Vivaldi Operasyonu’nun 15 Eylül’de kamuoyuna açıklandığını aktardı. İlk açıklamada 75 km² alanın Rus sızma gruplarından temizlendiği, 10 km² arazinin ise yeniden Ukrayna kontrolüne geçtiği bildirildi. Ajans, geniş dron faaliyetlerinin oluşturduğu belirsiz cephe hattı nedeniyle açıklanan kazanımları bağımsız olarak doğrulayamadığını kaydetti.
Dört ‘mevsimde’ açıklanan bilanço
Operasyon, adını İtalyan besteci Antonio Vivaldi’nin “Dört Mevsim” eserinden aldı ve dört ayrı safha halinde yürütüldü. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı, ilk üç safhanın ardından 30 Eylül’de 176 km² arazinin yeniden kontrol altına alındığını açıkladı.
Aynı açıklamada Rus birliklerinin ölü ve yaralı toplam kaybının 5 bini aştığı, 250 Rus askerinin ise esir alındığı ileri sürüldü.
Ukrayna 3. Kolordusu, 14 Ekim’de yayımladığı açıklamada dördüncü safhada 101 km² daha kazanıldığını bildirdi. Böylece operasyon boyunca Ukrayna’nın tam kontrolüne geçtiği belirtilen alan 277 km²’ye, yerleşim sayısı ise 16’ya ulaştı.
Kolordu, Rus kuvvetlerinin dört aşamadaki toplam personel kaybını 8 bin olarak açıkladı. Bu sayının ölü, yaralı ve esir alınan askerlerin toplamını mı ifade ettiği konusunda ayrıntılı bir dağılım paylaşılmadı.
Zelena Dolına, Lıpove ve Kolodyazi, son safhada geri alındığı bildirilen yerleşimler arasında gösterildi. Daha önce Serednie, Şandriholove, Derılove, Ridkodub, Katerınivka, Novoselivka ve Yarova çevresindeki ilerlemeler açıklanmıştı.
Savaş alanındaki arazi kazanımları ve personel kayıplarına ilişkin rakamlar Ukrayna ordusunun beyanlarına dayanıyor. Rusya’dan operasyonun tamamına ilişkin doğrulanabilir ve ayrıntılı bir bilanço açıklanmadı.
Kara robotları önce hedef şaşırttı, ardından saldırıya geçti
Operasyonda kullanılan insansız kara araçları tek bir göreve tahsis edilmedi. Ukrayna birliklerinin açıklamalarına göre robotlar keşif, mühimmat taşıma, yaralı tahliyesi, mayın döşeme, mayın temizleme, ateş desteği ve patlayıcı ulaştırma görevlerinde kullanıldı.
İlk hücumlarda bazı kara robotlarının Rus gözetleme sistemleri ile tanksavar mevzilerini harekete geçirmek amacıyla yem olarak öne sürüldüğü belirtildi. Ateş açan Rus mevzilerinin koordinatları, keşif ve FPV dronları tarafından belirlenerek topçu ve kamikaze dron ekiplerine aktarıldı.
Ukrayna piyadesi ise açığa çıkan savunma düzenindeki boşluklardan ilerledi. Böylece insanlı birliklerin doğrudan ateş altındaki bölgelere gönderilmeden önce Rus savunmasının konumu ve ateş gücü tespit edildi.
Ukrayna askerleri ayrıca iki eski BTR-60 zırhlı personel taşıyıcıyı uzaktan kumandalı patlayıcı araçlara dönüştürdüklerini bildirdi. Asker veya takviye taşıdığı izlenimi veren araçların Rus mevzilerinin yakınına gönderildiği, meydana gelen patlamaların tahkimatlarla bir haberleşme ve komuta noktasına zarar verdiği öne sürüldü.
Araçlara yerleştirilen patlayıcının miktarı konusunda doğrulanmış resmî bir teknik veri paylaşılmadı.
‘Gryphon’ bir İHA değil, birleşik saldırı taktiği
Kamuoyundaki bazı anlatımların aksine “Gryphon”, 45 kilogram taşıyan bir İHA modeli olarak tanımlanmıyor. Ukrayna kaynaklarında bu ad, NC13 biriminin geliştirdiği insansız kara araçları ile bunların ağır bombardıman dronlarıyla düşman gerisine taşınmasına dayanan taktik için kullanılıyor.
NC13 Komutanı Mıkola Zinkeviç’in verdiği bilgilere göre küçük kamikaze kara araçları, ağır dronlar tarafından Rus hatlarının 5 ila 15 kilometre gerisine taşınıyor. Araçlar yere bırakıldıktan sonra kendi motorlarıyla hedeflerine ilerliyor.
Bu robotların askerî personel, lojistik güzergâhları, mühimmat noktaları ve hareket halindeki araçlara karşı kullanıldığı belirtiliyor. Kara robotlarının taşıdığı kameralar, operatörlerin hedef bölgesini izlemesine ve aracı uzaktan yönlendirmesine imkân sağlıyor.
Zinkeviç, yöntemin ilk kez Ocak 2026’da denendiğini ve daha sonra keşif, hedef vurma, mayınlama ve hareket halindeki birliklere saldırı dâhil 100’den fazla görevde kullanıldığını söyledi.
Ukrayna birimi, silahlı kara robotlarının hava araçlarıyla düşman gerisine indirilmesini dünyada bir ilk olarak nitelendiriyor. Ancak bunun askerî tarih açısından kesin bir “ilk” olduğu bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.
Başarıyı yalnız dronlar sağlamadı
Vivaldi Operasyonu’nun yalnızca kamikaze dronlar veya kara robotlarından oluştuğu yönündeki anlatım, harekâtın diğer bileşenlerini dışarıda bırakıyor. Ukrayna’nın ilerlemesinde keşif-istihbarat ağı, elektronik harp, topçu ateşi, piyade birlikleri ve lojistik desteğin birlikte kullanıldığı bildirildi.
FPV ekipleri Rus ikmal araçlarını, dron mevzilerini ve hareket halindeki birlikleri hedef alırken elektronik harp unsurları karşı tarafın keşif ve saldırı dronlarını engellemeye çalıştı.
Topçu birlikleri, Rus karşı saldırılarının bastırılması ve geri alınan mevzilerin korunmasında önemli rol üstlendi. İnsansız sistemler hedeflerin yerini belirlerken topçu ateşi, daha dayanıklı tahkimatların ve hareket halindeki birliklerin vurulmasında kullanıldı.
Operasyona 3. Taarruz Tugayı’nın yanı sıra 60, 66 ve 125. mekanize tugaylar, özel harekât birlikleri, sınır muhafızları, tanksavar taburları ve farklı insansız sistem ekipleri katıldı.
Hangi iddialar henüz doğrulanmadı?
Operasyon hakkında yayılan bazı ifadeler resmî açıklamalarla örtüşmüyor. Rusya’nın 176 km² alanı “saniyeler içinde” kaybettiği iddiası doğru değil. Bu rakam, ilk üç safhanın sonunda açıklanan kümülatif sonucu ifade ediyor. Dördüncü safhanın ardından toplam rakam 277 km² olarak güncellendi.
Yaklaşık 3 bin Rus askerine ilişkin sayı, 3. Kolordunun yalnızca dördüncü safha için açıkladığı tahmini kayıp rakamı. Esir alınan 250 asker ise ilk üç safhaya ilişkin ayrı bir açıklamada yer aldı. Bu veriler aynı zaman aralığının tek bilançosu gibi sunulmamalı.
Operasyonun tamamının “sıfır Ukrayna zayiatıyla” sonuçlandığını gösteren doğrulanmış bir açıklama da bulunmuyor. Ukrayna kaynaklarında kayıpsız tamamlandığı belirtilen belirli robotik veya zırhlı hücumlar bulunuyor; ancak bu ifade aylar süren operasyonun bütününe uygulanamaz.
Benzer şekilde insansız BTR’lerde kesin olarak 400 kilogram patlayıcı bulunduğu, aynı robotların hem AGS-17 bomba atar hem de 12,7 mm silahla donatıldığı ve Belgorod’a uzanacak resmî bir “salam dilimi” planının hazırlandığı iddiaları güvenilir açık kaynaklarda doğrulanmadı.
Vivaldi Operasyonu’nun öne çıkan yönü, Ukrayna’nın hava ve kara robotlarını elektronik harp, topçu ve piyade unsurlarıyla aynı harekât planında birleştirmesi oldu. Açıklanan sonuçların kesin büyüklüğü tartışmalı olsa da operasyon, insansız sistemlerin insan kaybı riskini azaltmak ve birliklerin önünü açmak amacıyla nasıl kullanılabileceğine ilişkin önemli bir saha örneği oluşturdu.
SiyasetinSesi.com
What's Your Reaction?
Like
0
Dislike
0
Love
0
Funny
0
Wow
0
Sad
0
Angry
0
Yorumlar (0)