MHP yazarından sert tepki: Düşman seferberse biz de şuurluyuz
MHP'ye ve Ülkücü Hareket'e yönelik son dönemdeki iddialara tepki gösteren yazar Yıldıray Çiçek, partiye karşı sistematik ve küresel bir kara propaganda yürütüldüğünü savundu.
Ahmet Taş | Siyasetin Sesi
ANKARA, TÜRKİYE — Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Ülkücü Hareket'e yönelik son dönemde siyaset sahnesinde ve dijital mecralarda artan eleştiri, iddia ve tartışmalara karşı parti cephesinden dikkat çeken bir çıkış geldi. Yazar Yıldıray Çiçek, kaleme aldığı son makalesinde, partisine ve hareketin liderliğine yönelik sistematik, çok uluslu ve planlı bir kara propaganda yürütüldüğünü savundu.
Çiçek'in yayımlanan kapsamlı değerlendirmesinde, MHP'nin tarihsel misyonu ve ideolojik duruşu gereği kuruluşundan bu yana sürekli olarak dış ve iç tehditlerin doğrudan hedefinde olduğu belirtildi. Yazar, günümüzde özellikle sol medya, FETÖ unsurları ve uluslararası istihbarat örgütlerinin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin stratejilerini bozmak ve parti tabanında kafa karışıklığı yaratmak amacıyla ortak bir algı operasyonu yürüttüğünü iddia etti. Bu açıklamalar, Türk siyasetindeki mevcut kutuplaşmanın, dezenformasyon savaşlarının ve MHP ekseninde yürütülen hararetli tartışmaların ulaştığı güncel boyutu gözler önüne seriyor.
Necip Fazıl'ın dizeleriyle "düşmanlık" ve şuur vurgusu
Yıldıray Çiçek, değerlendirmesine Türk edebiyatının ve düşünce dünyasının önemli isimlerinden merhum Necip Fazıl Kısakürek'in ünlü dizelerine atıfta bulunarak başladı. Çiçek, siyasetteki mücadele azmini ve teyakkuz halini şu sözlerle aktardı:
"Merhum Necip Fazıl Kısakürek’in 'Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın; gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın' dizeleriyle ifade ettiği anlamlı bir yaklaşım vardır. Bu dizeler, hayatın akışı içinde dikkatli, temkinli, sağduyulu ve şuurlu olmanın önemine işaret ederken, aynı zamanda 'düşman' kavramının da bu bilinç hâlini diri tutan bir unsur olduğunu ortaya koymaktadır."
Bu edebi ve felsefi alıntı üzerinden MHP'nin mevcut politik durumunu yorumlayan Çiçek, karşılaşılan düşmanlıkların ve siyasi saldırıların parti tabanını zayıflatmak yerine aksine daha da kenetlediğini savundu. Karşıda konumlanan ve partiyi hedef alan bir düşmanın varlığının, siyasi bir zafiyet doğurmadığını; tam aksine teşkilatları daha uyanık, daha hazırlıklı, daha disiplinli ve daha güçlü kılan bir motivasyon kaynağına dönüştüğünü ifade etti. Yazara göre bu "düşmana muhtaçlık" durumu, MHP'nin aksiyoner yapısını ve diri şuurunu ayakta tutan en temel dinamiklerden birini oluşturuyor.
Küresel ve yerel aktörlerin MHP'yi hedef aldığı iddiası
Makalenin en dikkat çekici bölümlerinden biri, MHP'ye yönelik saldırıların kaynağına dair yapılan sert tespitler oldu. Çiçek, mensubu olduğu davaya yönelik düşmanca saldırıların arkasında geniş ve karanlık bir koalisyon olduğunu ileri sürdü. Özellikle güncel siyasi tabloda MHP ve Ülkücü Hareket’e yönelik husumetin hiç tükenmediğine dikkat çeken yazar, kirli algı operasyonlarının ve kara propagandaların adeta bir seferberlik ruhuyla yürütüldüğünü aktardı.
Saldırıların merkezinde yer alan yapıları açıkça hedef alan Çiçek, şu iddialarda bulundu: Sol medya organları, yurt dışına firar etmiş FETÖ unsurları, CIA ve Mossad gibi yabancı istihbarat servisleriyle bağlantılı olduğu iddia edilen yapılar ve MHP'nin kendi içinden tasfiye ettiği "ideolojik atık" olarak nitelendirilen bazı ayrılıkçı oluşumlar, gelişen her siyasi olayı MHP'ye saldırmak için bir fırsata dönüştürme çabası içindedir.
Yazara göre, MHP kurulduğu günden bu yana bu düşmanların faaliyetleri bir an olsun duraklamadı. Günümüzün en tehlikeli ve en yaygın kullanılan düşmanlık araçlarının ise manipülatif dil ve kalem olduğunu belirten Çiçek, bu asılsız üretimlerin yuvalandığı, büyütüldüğü ve geniş kitlelere servis edildiği başlıca mecranın ise sosyal medya platformları olduğunun altını çizdi. Çiçek, muhalif unsurların MHP ile ilgili buldukları en ufak bir malzemeyi bile "pireyi deve yaparak", yalanlar, iftiralar ve gerçek dışı abartılı bilgilerle süsleyerek topluma sunduklarını ifade etti.
Toplumu kirli bilgiyle boğma stratejisi ve dezenformasyon
Son haftalarda özellikle sosyal medyada ve belirli yayın organlarında MHP'yi hedef alan içeriklerin artışına dikkat çeken makale, FETÖ ve sol medyanın birbirini besleyen asimetrik bir propaganda ağı kurduğunu öne sürdü. Yazar, bu çevrelerin MHP'ye yönelik düşmanlık noktasında yoğun bir mesai ve ciddi bir finansman harcadıklarını belirtti.
Bu yapıların en belirgin stratejisinin, cımbızla seçilmiş bir doğruyu alıp ön plana çıkarırken, o doğrunun yanına toplumu manipüle edecek pek çok yalan ve kurgu eklemek olduğu savunuldu. Çiçek, bu durumu toplumu "kirli bilgiyle boğma" yöntemi olarak tanımladı. Bazen gerçeği kamuoyu tarafından çok net bilinen, şeffaf bir konu hakkında bile, insanın aklına durgunluk verecek derecede çarpık yorumlar yapıldığını vurgulayan yazar, tüm bu iftiraların ve kurgulanan senaryoların toplum üzerinde derin kırılmalar yaratmak ve MHP'nin siyasi itibarını zedelemek amacıyla özel olarak üretildiğini kaydetti.
Tarihsel referanslar: "Türk'ün ve onu koruyanın düşmanı çoktur"
MHP'nin maruz kaldığı bu siyasi ve ideolojik saldırıları sadece bugünün konjonktürüyle sınırlı tutmayan Çiçek, konuyu Türk tarihinin derinliklerine uzanan bir perspektifle ele aldı. MHP üzerinde oynanan hesapların ve kurgulanan düşmanlıkların asla bitmeyeceğini, bittiği takdirde "Türk düşmanlarının" zafer kazanmış olacağını iddia etti.
Bu tarihsel sürekliliği vurgulamak adına Ebu’l Gazi Bahadır Han’ın binlerce yıl önce söylediği tarihi bir söze atıfta bulunan Çiçek, makalesinde şu değerlendirmeyi yaptı:
"Ebu’l Gazi Bahadır Han, binlerce yıl önce 'Türk’ün düşmanı çoktur; ama onu korumak isteyenin düşmanı daha çoktur' diyerek çok anlamlı bir tespitte bulunmuş ve Türk milletini korumak isteyenlere yönelik düşmanlıklara dikkat çekmişti. Bugün bu söz öylesine gerçekliğini korumaktadır ki, dünya genelinde Türk’e düşman çoktur, Türk’ü korumak isteyenlere ise sistemli bir düşmanlık yapılmaktadır."
Çiçek, MHP'nin tarihine ve halihazırda yaşadığı çok yönlü saldırılara bakıldığında, yüzyıllar önce yapılmış bu tespitin haklılığını ispatlayan gelişmelerin aralıksız bir şekilde devam ettiğini, MHP'nin aslında Türk milletinin aşılmaz bir kalesi olduğu için hedef tahtasına oturtulduğunu savundu.
Devlet Bahçeli'nin liderliği ve teşkilatın sarsılmaz sadakati
Makalenin sonuç bölümüne doğru, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin liderlik vizyonuna ve teşkilatların ona olan bağlılığına geniş yer ayrıldı. Çiçek, MHP'ye ve Ülkücü Hareket'e düşman çevrelerin; her siyasi gelişme, kurulan her bölgesel tezgâh ve küresel oyun karşısında davayı namusu gibi koruyan Bahçeli’nin stratejilerini, siyasi reflekslerini ve milli duruşunu bir türlü aşamadıklarını ifade etti. Yazara göre, muhalif odakların daha çok öfkelenmelerinin ve adeta "cinnet geçirmelerinin" temel sebebi de MHP liderinin bu sarsılmaz duruşudur.
Çiçek, Bahçeli'nin özellikle ABD ve İsrail gibi küresel güçlerin Türkiye ve bölge üzerindeki hedefleri doğrultusunda oluşturulan senaryoların ayarını bozdukça, taşeron yapıların MHP'ye daha şiddetli saldırdığını iddia etti. Ancak içeriden figüranlar ayarlansa da, dışarıdan topyekûn bir saldırı başlatılsa da sonucun değişmediğini; MHP'nin Türk siyasetindeki "özgül ağırlığını" her daim koruduğunu belirtti.
Sözlerini merhum yazar Ömer Lütfü Mete'nin ve Vatan Şairi Namık Kemal'in dizeleriyle tamamlayan Çiçek, teşkilatın liderine olan sadakatini şu sözlerle özetledi:
"Merhum Ömer Lütfü Mete’nin şiirinde 'Nice namert ava çıksa, tuzak kursa, kurşun atsa; düşman yılan olup soksa, dokuz kavim taşa tutsa…' diye tarif ettiği üzere, ne kadar saldırsalar da MHP’liler, Vatan Şairi Namık Kemal’in 'Felek her türlü esbâb-ı cefâsın toplasın gelsin / Dönersem kahpeyim millet yolunda bir azîmetten' dizelerindeki gibi bir duruş sergilemektedir."
Yıldıray Çiçek, MHP ve Ülkücü Hareket içindeki çürüklerin zamanı geldiğinde ayıklandığını, plan yapanların oyunlarının bozulduğunu vurgulayarak, vefa temeline dayalı bu siyasi birliğe hiçbir düşman elinin değdirilemeyeceğini ifade etti. Makale, "Düşman için 'bana da sen lazımsın' diye işaret ettiğimiz felsefe de işte bundandır, o yüzden diriyiz, o yüzden mücadele için azimliyiz" mesajıyla son buldu.
What's Your Reaction?
Like
0
Dislike
0
Love
0
Funny
0
Wow
0
Sad
0
Angry
0
Yorumlar (0)