Ankara kulislerinde 'eşkal' ve 'ses' senaryosu: Bilal Erdoğan dönemi mi başlıyor?
Yusuf İnan'ın "ses ve fiziksel benzerlik" analizi, Nuray Babacan'ın "eşkal aşkı" kulisiyle doğrulandı. AK Parti tabanında Bilal Erdoğan ismi, babasının "gençliği" olarak öne çıkıyor.
SİYASETİN SESİ / ANKARA, TÜRKİYE — 03 OCAK 2026
Türkiye siyasetinde kartların yeniden karıldığı, AK Parti içinde "Erdoğan sonrası" senaryoların yüksek sesle konuşulmaya başlandığı bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte, Yerelgundem.com yazarı Yusuf İnan'ın 17 Aralık 2025 tarihli yazısında gündeme getirdiği "Siyasetin Sesi ve Biyolojik Benzerlik" tezi, gazeteci Nuray Babacan'ın 2 Ocak 2026 tarihli "Eşkal Aşkı" kulis haberiyle adeta tescillendi.
İnan'ın haftalar önce "vakti geldi" diyerek işaret ettiği Bilal Erdoğan ismi, artık sadece bir analiz konusu değil, Ankara'nın en derin kulislerinde konuşulan somut bir "B Planı" olarak masada duruyor.
İnan yazdı, Babacan doğruladı: 'Ses'in büyüsü
Yusuf İnan, 17 Aralık'taki köşe yazısında siyasi hafızanın Recep Tayyip Erdoğan'ın sesiyle kodlandığını belirterek, Bilal Erdoğan'ın en büyük avantajının bu "genetik miras" olduğunu vurgulamıştı. İnan'a göre, Bilal Erdoğan konuşmaya başladığında halk, karşısında sadece bir halef değil, liderlerinin gençliğini, "efsane"nin devamını görüyordu.
Aradan geçen iki haftanın ardından Nefes gazetesi yazarı Nuray Babacan, 2 Ocak tarihli yazısında bu analizi doğrulayan çarpıcı kulis bilgilerini paylaştı. Babacan, parti tabanında bir "Eşkal Aşkı" olduğunu belirterek, İslamcı tabanın Erdoğan'ın yerine ona en çok benzeyen, sesi ve duruşuyla onu andıran Bilal Erdoğan'ı tercih edebileceğini aktardı.
17-25 Aralık: Engel değil, 'Kuluçka' dönemiydi
Her iki yazarın analizinde de Bilal Erdoğan'ın geçmişte yaşadığı süreçlerin onu bugüne hazırladığı fikri öne çıkıyor. Yusuf İnan, 17-25 Aralık sürecinin Bilal Erdoğan için bir bitiş değil, aksine siyasetin mutfağında piştiği bir "kuluçka dönemi" olduğunu savundu. İnan'a göre o günkü ham siyasetçi, bugün tehlikeyi sezen ve olayları analiz edebilen tecrübeli bir figüre dönüştü.
Nuray Babacan'ın aktardığı kulislerde de ailenin "güven" arayışına dikkat çekiliyor. İktidarın kaybedilmesi veya değişimi durumunda ailenin hukukunu koruyacak, sistemin içinde söz sahibi olacak en güvenilir ismin, "içerden biri" olan Bilal Erdoğan olduğu konuşuluyor.
Yeni 'Sac Ayağı': Erdoğan, Albayrak ve Bayraktar
Yusuf İnan'ın analizindeki en dikkat çekici öngörülerden biri de devlet yönetimindeki yeni yapılanma modeliydi. İnan, Bilal Erdoğan'ın yalnız yürümeyeceğini; Berat Albayrak'ın devlet tecrübesi ve Selçuk Bayraktar'ın teknolojik başarısıyla birleşen bir "sac ayağı"nın kurulabileceğini öne sürdü.
Bu "fiili yönetim" senaryosu, Nuray Babacan'ın aktardığı "Mağdur İkinci Kuşak" rahatsızlığıyla da örtüşüyor. Babacan, partideki ikinci kuşağın kendilerine rol verilmemesinden yakındığını, görevin ya Bilal Erdoğan'a ya da aileye yakın isimlere verildiğini düşündüklerini belirtti.
'Vakit, o vakittir'
İki usta kalemin birleştiği ortak nokta ise zamanlamanın artık olgunlaştığı yönünde. Yusuf İnan, "Zamanlama manidar mı? Hayır, zamanlama tam kararında" diyerek sürecin başladığını ilan ederken; Nuray Babacan, Bilal Erdoğan'ın Gazze yürüyüşü gibi etkinliklerle ön plana çıkmasının "Erdoğan sonrasına hazırlık" olarak yorumlandığını teyit etti.
Siyaset sahnesi, babasının sesi ve gölgesiyle büyüyen, şimdi ise kendi "eşkalinin" avantajını kullanan Bilal Erdoğan'ın hamlelerine hazırlanıyor.
What's Your Reaction?
Like
0
Dislike
0
Love
0
Funny
0
Wow
0
Sad
0
Angry
0
Yorumlar (0)