Süleymancılar'ın eski lideri Denizolgun'un mezarı 19 Ağustos'ta açılacak
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Arif Ahmet Denizolgun'un ölüm nedeninin yeniden incelenmesi için mezarının 19 Ağustos'ta açılmasına karar verdi.
Ahmet Taş | Siyasetin Sesi
İSTANBUL / TÜRKİYE — Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Süleymancılar cemaatinin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un 2016'daki ölüm nedeninin yeniden incelenmesi amacıyla mezarının açılmasına karar verdi.
BBC Türkçe'nin aktardığı savcılık açıklamasına göre Denizolgun'un Karacaahmet Mezarlığı'ndaki mezarı 19 Ağustos'ta açılacak. Kararın, ölümün ve daha önce gerçekleştirilen otopsi işlemlerinin şüpheli olduğu yönündeki iddia ve şikâyetlerin ardından alındığı belirtildi.
Savcılık 19 Ağustos için fethi kabir kararı aldı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, Arif Ahmet Denizolgun'un gerçek ölüm nedeninin yeniden araştırılabilmesi amacıyla “fethi kabir” kararı verildiği bildirildi.
Savcılığın açıklamasında kararın gerekçesi, Denizolgun'un ölümüne ve daha önce yapılan otopsi işlemlerine ilişkin şüphe iddiaları ve şikâyetler olarak gösterildi.
BBC Türkçe'nin aktardığı açıklamada şu ifadeye yer verildi:
“Gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alınmıştır.”
Buna göre Denizolgun'un İstanbul'daki Karacaahmet Mezarlığı'nda bulunan mezarı 19 Ağustos'ta açılacak.
Savcılığın açıklamasında, yeniden incelemenin sonucuna veya hangi bulguların özellikle araştırılacağına ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.
Ölüm ve otopsi işlemlerine ilişkin şüphe iddiaları araştırılacak
Denizolgun Eylül 2016'da hayatını kaybetmişti.
Yaklaşık 10 yıl sonra alınan yeni kararın merkezinde, ölüm nedenine ilişkin iddiaların yeniden değerlendirilmesi bulunuyor.
Savcılık, açıklamasında Denizolgun'un “ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayet olduğu” bilgisini verdi.
Bunun üzerine gerçek ölüm nedeninin yeniden belirlenmesine yönelik inceleme yapılması kararlaştırıldı.
Kaynakta, söz konusu şüphe ve şikâyetlerin kim veya kimler tarafından yapıldığına, hangi somut iddiaların ileri sürüldüğüne ya da önceki otopsinin hangi yönlerinin tartışma konusu olduğuna ilişkin bilgi yer almadı.
Bu nedenle soruşturmanın ayrıntılarının mezarın açılması ve gerçekleştirilecek incelemeler sonrasında netleşmesi bekleniyor.
Arif Ahmet Denizolgun kimdi?
Arif Ahmet Denizolgun yalnızca Süleymancılar cemaatindeki konumuyla değil, geçmişte üstlendiği siyasi görevlerle de tanınıyordu.
Denizolgun, Refah Partisi'nden 1995 yılında milletvekili seçildi.
1998 ile 1999 yılları arasında Ulaştırma Bakanı olarak görev yaptı. Denizolgun ayrıca NATO Komisyon Başkanlığı görevinde de bulundu.
Denizolgun, Süleymancılar cemaatinin kurucu ve ilk lideri olarak bilinen Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunuydu.
1959 yılında hayatını kaybeden Tunahan'ın mezarı da İstanbul'daki Karacaahmet Mezarlığı'nda bulunuyor.
Denizolgun, cemaat içerisinde uzun yıllar önemli bir konuma sahip oldu. Eylül 2016'daki ölümünün ardından cemaatin yönetiminde yeni bir dönem başladı.
Denizolgun'un ardından cemaatin başına Alihan Kuriş geçti
BBC Türkçe'nin haberine göre Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünden sonra Süleyman Hilmi Tunahan'ın bir diğer torunu Alihan Kuriş cemaatin başına geçti.
Denizolgun'un ölümüne yönelik yeni inceleme kararı, Kuriş hakkında yürütülen ayrı bir soruşturmanın gündemde olduğu dönemde alındı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Kuriş, çıkar amaçlı suç örgütü oluşturma ve örgüte üye olma gibi suçlamalar çerçevesinde gözaltına alındı.
Kuriş 16 Ağustos'ta tutuklandı.
BBC Türkçe'nin aktardığı bilgilere göre Kuriş'e “çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamaları yöneltiliyor.
Kuriş hakkındaki suçlamalar henüz kesinleşmiş bir mahkeme hükmü anlamına gelmiyor.
Alihan Kuriş suçlamaları reddetti
BBC Türkçe'nin gördüğünü belirttiği ifade tutanağına göre Alihan Kuriş, kendisine yöneltilen bütün suçlamaları reddetti.
Kuriş, yürütülen süreci bir “itibar suikastı” olarak nitelendirdi.
Haberde Kuriş'in ifade tutanağındaki savunmasının diğer ayrıntılarına yer verilmedi.
Bu nedenle Kuriş hakkındaki soruşturma ile Denizolgun'un ölümünün yeniden incelenmesine yönelik Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasının hukuki olarak birbirleriyle bağlantılı olup olmadığı konusunda kaynakta bir bilgi bulunmuyor.
İki gelişmenin yakın tarihlerde gündeme gelmesi dikkat çekerken, savcılıklar tarafından şu aşamada kamuoyuna açıklanmış doğrudan bir bağlantı belirtilmedi.
Bakan Çiftçi'den cemaat soruşturmasına ilişkin açıklama
BBC Türkçe'nin aktardığına göre İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 16 Ağustos'ta Alihan Kuriş hakkındaki soruşturmayla ilgili açıklama yaptı.
Çiftçi, Kuriş'in 2016 yılında yapının başına geçmesinden sonra yaşanan para ve malvarlığı hareketlerinin devletin ilgili birimlerince takip edildiğini söyledi.
Bakan Çiftçi açıklamasında, yapılanmanın yönetim kadrosunun “glooper” isimli bir iletişim uygulaması kullandığını da öne sürdü.
Çiftçi ayrıca yürütülen soruşturmanın dini cemaatlerin geneline yönelik olmadığını vurguladı.
“Kesinlikle dindarlara, muhafazakarlara, dini cemaatlere herhangi bir operasyon yok.”
ifadelerini kullanan Çiftçi, soruşturmanın belirli suç iddialarına yönelik olduğunu savundu.
Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yeni soruşturma kapsamında ise ilk somut adım 19 Ağustos'ta Karacaahmet Mezarlığı'nda gerçekleştirilecek fethi kabir işlemi olacak.
Savcılığın, yapılacak incelemelerin ardından ölüm nedenine ilişkin elde edilen bulgular doğrultusunda soruşturmanın seyrini belirlemesi bekleniyor. Kaynak metinde incelemenin ne kadar süreceğine veya sonuçların ne zaman açıklanacağına ilişkin bir takvim bulunmuyor.
SiyasetinSesi.com
What's Your Reaction?
Like
0
Dislike
0
Love
0
Funny
0
Wow
0
Sad
0
Angry
0
Yorumlar (0)